İran Kurân Haber Ajansı İkna’nın verdiği habere göre bu haftaki Tahran Cuma namazının hatibi İslami Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı Ayetullah Haşimi Rafsancani, Kurân hükümleri konusundaki sohbetini sürdürdü ve Kurân eksenli bir toplumsal hayatın oluşumunda din önderlerine önemli görevler düştüğünü hatırlattı. Rafsancani, İslam peygamberinin (s.a.a) ilahi görevi aldığında yaptığı ilk işin insan terbiyesi ve nitelikli insanlar yetiştirmek olduğuna dikkat çekti ve ekledi: Toplumda yer edinmek isteyen her görüş, öncelikle kendi hüviyetli mektebini kurmalıdır.’
Mekke’nin peygamberimiz dönemindeki özel coğrafi konumuna işaret eden Rafsancani, sözlerini şöyle sürdürdü: Bu risaletin İran ve Habeşe gibi ülkelerde inmesi durumunda, peygamber büyük ve diktatör güçleri karşısına almış olacaktı. Oralardaki âlimlerin düşünsel konuları ve dinleri tartışması ve mevcut hükümet taassuplarının hiçbiri Mekke’de mevcut değildi. Mekke’de kabile düzeni hâkimdi ve yerleşik bir devlet sistemi yoktu. Düşünsel konular açısından da mutlak bir boşluk hâkimdi. Peygamber, bu bölgede sıfırdan başladı; insanları siyasi bir hükümet temeline dayalı yaşama hazırladı. Eğitimindeki temel metodu ise Kurân öğretileri idi. O yetiştirdiği ilk kadrolar için Kurân gibi çok sağlam ve güvenilir bir metin sundu. Maalesef daha sonraları birtakım siyasi kirlilikler topluma karıştı. Zamanın yönetimi bazı gerçekleri ortadan kaldırma peşinde idi. Ancak bu konuda Müslümanlar ve Hz Ali’nin yoğun ve ciddi mücadeleleri onların isteklerinin gerçekleşmesine engel oldu.
İslam mektebinin temel metodolojisinin ve dünya görüşünün peygamberimizin Kurân’dan aldığı ideolojiye göre şekillendiğini kaydeden Rafsancani, ‘İslam’ın emirleri vahdet içeriklidir ve onun temel öğretilerindeki en önemli ilke adalettir şeklinde’ konuştu.
Peygamberimizin tebliğinin ameli boyutuna da dikkat çeken Tahran Cuma İmamı, sözlerini şöyle sürdürdü: İbadetler ve namaz, bu boyutu oluşturmaktaydı. Kurân, kamuoyu oluşturmak ve insanları ikna etme noktasında birçok bildiri ve mitingin yapamayacağını yapan çok sağlam bir bildiri idi.
İslami Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı Rafsancani, Kurân’ın o dönemin insanları üzerindeki etkisine işaret etti ve ekledi: Peygamber, davetini açıkça yapmaya başladığı dönemde Kurân, namaz ve işlerin ziyneti olan güzel ahlâk o hazretin davetinin mihverini oluşturuyordu.
Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretinin İslam tarihinin başlangıcını oluşturduğunu kaydeden Ayetullah Haşimi Rafsancani, bu tarihin kabûlünün çok önemli kültürel hareketlerden biri olarak niteledi.
İslami Takvimi, Mesihi (Miladi) Takvime çevirmenin batı dünyasının İslam dünyasını İslami kültürden uzaklaştırmak yönündeki bir hareketi olarak niteleyen Rafsancani, ‘Mesihi (Miladi) Takvim bazı İslam ülkelerinde esas alınmıştır. Ancak İran bunu yapmadı. Bundan sonra da tarihimizi başka tarihlerle kirletmelerine izin vermeyelim’ şeklinde konuştu.
İran’da sekizinci İslami Şura Meclisi milletvekillerinin seçim konusuna da değinen Tahran Cuma Hatibi, ‘Ben yaptığım tahlil ve analizlere dayalı olarak şunu açıkça ifade etmeliyim ki seçimlere katılmak bizim için en büyük ibadetlerdendir. Halkın yoğun katılımıyla gerçekleşen bu seçimlerde sandık görevlilerinin halkın oyunu büyük bir emanetçilik duygusuyla korumaları da son derece önemlidir. Seçim sorumluları, halkın oylarının güvenliğini sağlamak ve seçim sonrasındaki şikâyetleri de değerlendirmekle düşmanın bize taraf fırlattığı ukde oklarını boşa çıkaracaktır’ şeklinde konuştu.
233245