İran Kurân Haber Ajansı İkna’nın verdiği habere göre İslami Şura Meclisinin yeni yıldaki ilk açık oturumunda konuşma yapan Meclis Başkanı Gulamali Haddad Adil, 1387 yılını İran milleti için çeşitli alanlardaki başarıların gerçekleşeceği bir yıl olması ümidi ile tebrik etti.
İslam İnkılâbı Rehberinin bu yıla ‘yenilik ve gelişim’ yılı ismini verdiğini hatırlatan Adil, bu ismin, birkaç açıdan baktığımızda bu yıla verilen son derece uygun ve yerinde bir isim olduğu anlaşılır. Öncelikle şu herkesin malumudur ki; İran’ın devrimci halkı yenilik ve gelişim için İslam inkılâbını gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla bu iki kavram İslam inkılâbının bünyesini oluşturan ayrılmaz parçalardır. Bu millet yenilik ve gelişim için inkılâp yapmıştır. Bu gelişim her alanda ve daima kesintisiz olarak devam etmelidir’ şeklinde konuştu.
Haddad Adil, yenilik ve gelişimin baharın insanlara getirdiği bir doğal mesaj olduğuna da dikkat çekti ve ‘bahar yenilik ve gelişimin doğadaki cilvesidir. İslam inkılâbı rehberi tabiattaki bu yenilenme ve zindelikten ders alınması gerektiğini ve İslam ülkesi sorumlularının da bu yenilik ve enerjiyi ülke yönetimine yansıtmalarını istemiştir’ dedi.
İslami Şura Meclisi Başkanı, yenilik ve gelişimin mecliste de kendisini göstermesi gerektiğine işaret etti ve ‘mecliste şu ana kadar yapmış olduğumuz işlerden daha yeni ve güzel neler yapabiliriz? Bunu düşünmeliyiz. Gelişim, her alanda kendisini göstermeli, hissettirmelidir. Özellikle gelişim konusunda herkesten daha fazla potansiyele sahip genç nesilde bu olguyu görmeliyiz’ şeklinde konuştu.
Seçimler konusunda herkesin üzerine düşen görevi hakkıyla ifa ettiğini kaydeden Haddad Adil, bu konuda halkın gösterdiği duyarlılık ve performansı övdü. Adil, seçimlerin ikinci turunda da aynı performansın gösterilmesini ve bu durumda son derece güçlü bir meclisin İslam inkılâbı Rehberinin tavsiyesi olan ‘yenilik ve gelişim’ hedefi doğrultusunda oluşacağını ümit ettiğini söyledi.
Batı dünyasının İslam’a yönelik hakaretlerini ve Fitne filminin yayınlanmasını da kınayan Adil, ‘batılılar dirhem ve dinarın kulu, kölesidirler. Para, onlar için her şeyin başında gelir. Ekonomilerinin tehlikeye düştüğünü hissettikleri anda bunu düzeltme yönündeki her teklifi kabul ederler. Dolayısıyla İslam ümmetinin bugün bu hakaretlere karşı vereceği en makul ve etkili tepki, kutsallarımıza hakaret eden ülkelere karşı geniş çaplı bir ekonomik boykota gitmek, onların ürünlerini satın almamaktır’ şeklinde konuştu.
236803