İran Kurân Haber Ajansı İkna‘nın verdiği habere göre Bilgeler Meclisi Yönetim Kurulu üyesi Ayetullah Ahmed Hatemi, bu hafta kıldırdığı Cuma namazı hutbesinde Allah ile irtibat kurma yollarına değindi.
Hatemi, Kurân‘a göre Allah ile irtibat kurmanın ilk basamağının marifet olduğuna dikkat çekti ve her türlü dostlukta, hatta dünyevi dostluklarda bile marifet ve tanıma dostluğun ilk adımıdır dedi.
İmam Muhammed Bakır‘dan naklettiği bir rivayete göre Allah‘ı tanıyanın O‘na aşık olacağını ve O‘nun iradesinden başka bir şey istemeyeceğine işaret eden Tahran Cuma Hatibi, sözlerini şöyle sürdürdü: Allah‘ı tanımanın çeşitli yolları vardır. Felsefi açıdan tanıma. Bu konuda Molla Sadra gibi filozofların kitabında gerkli açıklamalar vardır. İrfani tanıma. Bu tür marifet toplumda sadece az bir gruba aittir. Bana göre tanıma çeşitleri içinde en önemli olan Kurâni marifettir. Arifler ve filozoflar Kurân‘ın sınırsız marifet çeşmesinden faydalanmak için çaba sarf etmişlerdir. Şu bir gerçektir ki Kurâni marifet toplumun tüm kesimi için faydalıdır. Herkes bu marifet sofrasından açlığı ölçüsünde faydalanabilir.
Konuşmasının devamında Allah‘ın bazı sıfatlarına değinen Hatemi, Kurân‘ın tanımladığı Allah, insanların yaşam metninde olan Allah‘tır. Yani Hadid suresinin nerede olursanız O sizinledir manasındaki 4. ayetinde sözü edilen Allah. Alak suresinde Yüce Allah insanın azgınlığına sebep olarak Allah‘a inançsızlığı göstermiştir dedi.
Kurân‘da sözü edilen Allah‘ın insana yakın olduğunu kaydeden Tahran Cuma Hatibi, gönlünüzdeki irtibat kablosunu ne zaman devreye sokacak olursanız Allah‘ın sizinle olduğunu hissedeceksiniz şeklinde konuştu.
Hatemi sözlerine şöyle devam etti: Allah ile direkt olarak sohbet etmek isterseniz yol açıktır. O şöyle buyuruyor: Kullarım senden beni soracak olurlarsa şüphesiz ki ben yakınım. Beni çağıranın duasını icabet ederim. Öyleyse onlar da bana yönelsinler, bana iman etsinler ki irşada erebilsinler.
Elbette Allahın mukarreb kullarına tevessül etmek bu yolu yakınlaştırır. Dolayısıyla bazı şarlatan muskacılara gitmeye gerek yoktur. Varlık alemi onun kudret yedi arasındadır. Öyleyse sadece O‘ndan isteyin. İzzet istiyorsanız O‘na gidin. Başarı istiyorsanız O‘na yönelin. Eğer O size yardım ederse hiç kimse size galip gelemez. Ancak eğer sizi yalnız bırakırsa O‘ndan sonra hiç kimse size yardım edemez. Öyleyse inananlar sadece Allaha tevekkül etsinler.
Yukarıdaki ayetin sadece Akllah‘a tevekkül etmeyi emrettiğini vurgulayan Hatemi, biz otuz yıllık İslam devrimi yıllarında bu ayeti tecrübe ettik ve Yüce Rabbimizin inayetlerini hissederek yaşadık diye konuştu.
Ülkedeki kuraklık tehlikesine de dikkat çeken Ayetullah Hatemi, huzu ve huşu ile Allah’a yönelin, O’ndan af ve mağfiret dileyin. Göreceksiniz ki öyle bir yağmur yağıyor ki sanki gökyüzü yağmakta! Nuh suresinin 10 ve 11. ayetinde istiğfar ile yağmurun inişi arasında irtibat olduğu açık şekilde görülmektedir diye konuştu.
Üstat Şehit Murtaza Mutahhari’nin şehadet yıldönümüne de işaret eden Hatemi, Murtaza Mutahhari dinin muhafızı idi. Koministlerin çok popüler oldukları bir dönemde realizm olgusunu gündeme getirdi. Bir süre sonra bazı nasyonalistler milliyetçilik akımını ve İran milliyetçiliğini İslam’ın önüne geçirmeğe çalıştılar. Mutahhari, hemen ileri atıldı ve İran ile İslam’ın birbirine karşı yaptığı hizmetleri kaleme alarak bu entrikaları da boşa çıkardı. O dönem revaçta olan bir kadın dergisinde fasit bir yazar İslam’ın kadınlar hakkındaki hükümlerini ve medeni kanunlarını sorgulayan bir yazı yazdı. Üstat Mutahhari, aynı dergiye yazdığı makalelerle İslam’da kadın haklarını beyan etti. Üstat Mutahhari, zamanını çok iyi tanıyan ve zamanının sorunlarına çözüm üreten bir müçtehid idi şeklinde konuştu.
ABD başkan adaylarından Hilary Clinton’un açıklamalarına da değinen Hatemi, Amerika halkına hitaben şöyle konuştu: Sizin cumhurbaşkanlarınızın kayıtsız şartsız İsrail’e köle olması büyük bir utançtır. Adaylarınızın oy kazanmak için İsrail’e köle olduklarını ifade etmek zorunda olmaları ne kadar aşağılık bir durum!
Hatemi sözlerini şöyle sürdürdü: İran İslam Cumhuriyeti şu ana kadar hiçbir ülkeye saldırmamıştır. Ancak hangi ülke bize saldırmaya kalkışmışsa İran İslam Cumhuriyeti kendisini can u gönülden savunmuştur. Düşmanlarımız İran’la uğraşmanın aslanın kuyruğu ile oynamak olduğunu farkındadırlar.
Amerika’nın Müslüman neslinin yok olması peşinde olduğuna da dikkat çeken Hatemi, bir taraftan Gazze muhasara altında, yapılan cinayetler ise uğursuz siyonist rejimin kuruluşunun atmışıncı yıldönümü kutlamaları etkinliklerinin bir parçası. Öte yandan Irak’ta küçük bir Şia şehri olan Sadr kasabası muhasara edilmiş. Gazze’deki olayları orada da gerçekleştirmek istiyorlar. İşte tam da burada şunu açık ve net olarak görüyoruz ki; Amerika’nın savaşı İslam’a karşıdır. Gazze’de sünnileri, Sadr kasabasında ise şiileri öldürüyor şeklinde konuştu.
Bazı Arap ülkeleri yetkililerinin ABD’nin hoşuna giden açıklamalarda bulunmalarını da eleştiren Ayetullah Hatemi, sözünü ettiğiniz adalar yıllardır İran’a ait idi, şu anda İran’a aittir ve ebediyete kadar da hep böyle kalacaktır. Kendinize gelin, tüm bunlar Amerika’nın Gazze ve Sadr kasabalarındaki soykırımını rahat bir şekilde gerçekleştirebilme adına sizlere yutturduğu bir oyundur diye konuştu.
Tahran Cuma Hatibi sözlerinin sonunda Amerika ve İsrail’i muhatap alarak şöyle konuştu: Şunu çok iyi bilin ki zulmün devamı yoktur . İnsanlık tarihi bu gerçeği göstermiştir. ABD başkanı çok kabarık cinayet dosyası ile zeval halindedir. İsrail de şunu kafasına soksun ki bu baskılar başka bir intifadayı doğuracak ve onların gününü karartacaktır.
246459