21. uluslar arası İslami vahdet konferansına katılan Dr. Desugi vahdetin İslam dünyasının ruhu olduğunu ve vahdetin olmadığı yerde İslam dünyasının ruhsuz bir beden gibi olduğunu kaydetti.
Vahdetin İslam dünyasının güç aracı olduğunu kaydeden Mısırlı alim yüce Allah’ın da çok kez müslümanlara birlik olma emri verdiğini ve bu yüzden İslam dünyasının tüm imkanlarını vahdet için kullanmak gerektiğini vurguladı.
Dr. Desugi ayrıa eğer İslam dünyasını evrenselleştirmek istiyorsak şadece şiarlarla yetinmemek gerektiğini, çünkü vahdetin ancak amelle elde edilebileceğini hatırlattı.
Dr. Desugi ayrıca ortak dış politika, kültürel, iktisadi ve savuma politikaları geliştirdiğimiz takdirde kesinlikle vahdete kavuşacağımızı da vurguladı.
Vahdetin kolay elde edilemeyeceğini ve bu yolda büyük engeller bulunduğunu hatırlatan Dr. Desugi bunun için geniş çapla programların hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Dinin siyasetten ayrı olmasının da tefrika etkeni olduğunu vurgulayan Mısırlı alim bazılarının İslam’i siyasetten ayırmak istediğini, ancak bu düşüncenin sapık batılı düşüncelerden kaynaklandığını belirtti.
Batının İslam ile düşmanlığının tarihi sebepleri olduğunu kaydeden Dr. Desugi batının hiç bir İslam ülkesinin güçlü olmasını istemediğini, İran’ın barışçı nükleer programına karşı tutumunun da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.