IQNA

Şiiler, Mantıklı Deliller İle Kardavi'nin İftira Ve Töhmetlerinin Cevabını Vermeliler

20:12 - October 04, 2008
Haber kodu: 1694117
Siyasi Grup: Bizler, Kardavi’nin sözlerine cevap verme konusunda ifrat ve tefrite düşmeden aklî deliller yoluyla bu meselelere cevap vermemiz lazım; Müslümanlar hakaretin cevabını hakaret ederek vermemelidirler. Bu tür önermelere mantık ve istidlal yoluyla yaklaşmalıdırlar.
İslami Birlik Merkezi Kurulunun üyesi olan Hüccet-ül İslam Ve’l Müslim’in Muhammet Horsend, İran Kuran Haber Ajansının (İKNA) muhabiri ile yaptığı röportaj da, Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Kardavi’nin Şiiler hakkındaki son beyanatlarını değerlendirdi ve Kardavi’nin bazı şahsi özelliklerine değinerek sözlerini ret etti. .
Hüccet-ül İslam Horsend şöyle açıkladı: İslam düşmanları, İslam ümmetinin çeşitli fırka ve mezhepleri arasına ihtilaf sokmaya çalışıyorlar. Bu tür çalışmalarıyla, İslam ümmetinin Amerika ve İsrail gibi batılı düşmanlarından gafil olmalarını sağlayıp, söz konusu olan düşmanların rahat bir şekilde komplolarını aktif hale getirmeleri için İslam ümmeti içine çatışma ve düşmanlık sokma hedefini gütmektedirler.
İslami Birlik Merkezi Kurulu üyesi şöyle vurguladı: Şia’sı ve Sünni’si ile bütün Müslümanlar düşmanların komplolarına, İslam ve İslam ümmeti aleyhine yapılan dünya müstekbirlerine karşı dikkat ederek, ifrat ve tefrite duçar olmamalıdırlar.
Din Bilimcisi olan Horsend sözlerine şöyle devam etti: Kardavi’nin sözleri araştırılmadan ve hesap edilmeden kullanılan sözlerdir ki İslam ümmeti tarafından kınanmıştır.
Kardavi’nin hatasını anlamasından ve sözlerini telafi etmesinden ümitli olduğunu belirterek “Bu şekil hareket ve tutumlar, ne Şianın ne de Ehlisünnetin yararınadır” diye açıkladı.
Hüccet-ül İslam Horsend sözlerinin devamında Müslümanların bu tür konuşmalar karşısındaki tutumunu değerlendirerek şöyle dedi: Bizler ifrat ve tefrite düşmemeli ve mantıklı deliller yoluyla bu meselelere cevap vermeliyiz. Müslümanlar hakaretin cevabını hakaret ederek vermemelidirler. Bu tür önermelere aklî ve istidlalli yollarla yaklaşmalıdırlar.
Kardavi’ye hitap ederek şöyle dedi: İslam ümmeti içinde ihtilaf merkezi olan Vahhabiyet’in tesiri altında kalan Kardavi ve diğer bireyler, daha dikkatli ve düşünceli olup onların tesiri altında kalmamalıdırlar. Bu işte görevli olan yöneticiler, radyo ve televizyon üst kurulu İslam ümmetini aydınlatmakla sorumludurlar.
Hüccet-ül İslam Horsend İran’ın İslam ümmetine karşı şefkatli ve daimi himayesine değinerek şöyle açıklama yaptı: Bugün Şialar İslam ümmetinin hukukunu hangi mezhepten olduğuna ve İran’da ya da başka ülkede olduğuna bakmaksızın savunucusudurlar.
İslami Birlik Merkezi Kurulunun üyesi şöyle açıkladı: İslam Cumhuriyetine karşı dünya istikbarı tarafından reva görülen düşmanlıklar, bildiriler ve var olan ambargolar, İran İslam Cumhuriyetinin Filistin halkının ve Kudüs’ün Özgürlüğüne kavuşması konusunda usuli bir himaye tavrı sergilemesinden dolayıdır.
Şöyle hatırlattı: Biz İslam ümmetini savunmayı bir vazife biliyoruz. Bunun için, Şia olsun ya da Ehlisünnet nerede bir Müslüman’a ya da Müslüman ülkelerin hakkına tecavüz edilirse, onları savunmayı kendimize vazife biliyoruz.
Sözlerinin sonunda şunları vurguladı: Bugün bize istikbar tarafından yapılan hücuma karşı, İslam ümmeti âlimlerinden İslam Cumhuriyetine karşı asılsız töhmetler yerine savunma yapmalarını bekliyoruz.
301781
captcha