IQNA

Siyonist Rejim İsrail’in Mescidi Aksa’ya Karşı Uyguladığı Siyasetler

20:21 - October 04, 2008
Haber kodu: 1694118
Siyasî Bölüm: Mescidi Aksa karşısında İsrail’in son hedefi onu yıkmak ve tüm Beyt-ül Mukaddese hakim olmaktır. Ama hedefine ulaşmada son derece ihtiyatlı davranıyor. Çünkü Filistinlilerin ve Müslümanların bu olay karşısında ne kadar hassas olduklarını çok iyi biliyor.
Mescidi Aksa Müslümanların saygı duyduğu üçüncü önemli Mescit olduğu için önemli bir makama sahiptir. Filistinliler ve İsrail arasındaki çekişmenin adeta odak noktasıdır.
İsrail, Mescidi Aksanın Filistinlilerin tarihi ve mezhebi varlığı açısından büyük rol oynadığını bildiği için Müslümanların bu mekan ve Kudüs’le bağlılıklarını kesmeye çalışıyor ki rahat bir şekilde üçüncü mabedi orada bina ederek Kudüs’ü kendisi için başkent yapıp, kendi iddiaları gereğince Yahudilerin bütün dünyaya hakimiyetlerinin ortamını oluşturmak istiyorlar.
Bu siyaset doğrultusunda Yahudi devlet ve grupları Mescidi Aksayı ortadan kaldırmak için büyük çaba gösteriyor ve çeşitli şekillerde ona saldırıda bulunuyorlar. Bu saldırılar İsrail’in 1967 de bu mekanı işgaliyle başladı ve günümüze kadarda devam etmektedir ve her günde yeni bir boyut kazanmaktadır.
Haremi Şerif:
Haremi Şerif, on dört hektar büyüklüğünde, 45 tarihi ve mezhebi eseri bünyesinde bulunduran bir külliyedir ki Mescidi Aksa sadece onlardan bir tanesidir. Ama buna rağmen içlerinde en önemlisidir ve Haremi Şerifin güney batısında yer almaktadır ki beş bin kişiyi içine alabilecek kapasitesi vardır. Bu mescit ikinci halife zamanında bina edildi ve Emevi halifelerinden Abdul Melik b. Mervan zamanında yeniden restore edilerek genişletildi.
Haremi Şerif bünyesinde toplam beş mescit bulunmaktadır ki bunlar şundan ibarettir; Mescidi Aksa, Mescidi Saqre, Mescidi Ömer, Mescidi –l Berrak, Mescit ya da Musallayı Mervani.
Aynı şekilde on dört kapı haremi şerifin içiyle dışının irtibat kurulmasını sağlamaktadır ki bazıları şunlardan ibarettir. Altın kapı, Silsile Kapısı, Demir kapı, Mağrip (Marakeş) kapısı, El-Esbat kapısı vs. ki elbette günümüzde onlardan yalnız bir kaçı kullanılmaktadır.
Mescidi Aksa'nın Yıkımı:
Mescidi Aksa, doğu Kudüs’ün bir parçasıdır. 1967 yılında altı günlük Arap-İsrail savaşında Siyonistlerin işgali altına girdi ve bu rejim daha ilk başta Müslümanların tarihi ve mezhebi varlığının bir kısmını oluşturan bu mescidi yıkmaya çalıştı ki yerine kendi iddia ettiği mabedi yapabilsin. Yahudilerin Mescidi Aksayı yıkmak için yaptıkları çalışmalar devlet ve Yahudi grupları olmak üzere iki alanda sürmektedir.
İsrail devleti, Mescidi Aksayı ortadan kaldırmayı hedeflemesine rağmen, uluslar arası engellerden dolayı bu hedefine ulaşmak için son derece ihtiyatlı davranıyor ve diğer taraftan da radikal Yahudi grupların yolunu açarak Mescidi aksanın yıkımının bir bölümünü onlara veriyor.
Mescidi Aksa, 1967 de İsrail’in işgali altına girdiğinden beri Yahudilerin saldırılarına maruz kalmıştır. Öyle ki 1967’den 1990’a kadar Yahudiler Mescidi Aksayı yıkmak için kırktan fazla girişimde bulundular. Bu tür saldırılar 1993’teki Oslo anlaşmasından sonra daha da fazlalaştı. O derece ki Mescidi Aksa’yı yıkmak için 1993’ten 1998’e kadar yaklaşık 72 yıkma girişimi düzenlendi. Elbette bu girişimlerin bir kısmı İsrail devleti tarafından ve bir kısmı da radikal Yahudi gruplar tarafından gerçekleşti.
Siyonist Rejimin Faaliyetleri:
İsrail’in Mescidi Aksaya zarar vermek için yaptığı ilk saldırı 1967’deki 6 günlük Arap-İsrail savaşı esnasındaydı. İsrail bu tarihte Beyt-ül Mukaddes ve Mescidi Aksayı bombaladı ki neticede mescidi aksanın bir kısmı hasar gördü. İsrail’in bu mescidi yok etmek için yaptığı en ciddi çalışma ise 1967‘de başlayıp günümüze kadar devam eden Yahudilerin antik eserlerini bulma bahanesiyle yaptıkları mescidin altındaki kazılardır. Bu hedef doğrultusunda kazılan tünellerin sayısı tam olarak bilinmiyor. Çünkü İsrail yönetimi, Filistinli yetkililere bu tünelleri inceleme izni vermiyor. Bu tünellerin kazımı Mescidin aksanın sütunlarının zayıflamasına neticede de olası bir deprem ya da benzeri bir olayda onun yıkılmasına sebep olabilir.
Radikal Yahudilerin Faaliyetleri:
Radikal Yahudi grupların, İsrail devleti gibi uluslararası kısıtlamaları olmadığı için kendi hedefleri doğrultusunda Mescidi Aksanın yıkımında daha rahat hareket edebiliyorlar. Bu gruplar, bu mescidi yok etmek için farklı yöntemlere başvuruyorlar ve onu tamamen yok ederek kendi mabetlerini orada bina etme çabasındalar.
İsrail de yaklaşık olarak 125 tane radikal grup faaliyet göstermektedir ki bunlardan 25 tanesi Mescidi Aksa’yı yıkma hedefini özel olarak üstlenmişlerdir.
Bu gruplar kendi yıkım faaliyetlerinin dışında defalarca İsrail yönetiminden bu mescidi tamamen ortadan kaldırmak için yıkım aracı ve asker talebinde bulundular. Filistinli yetkililer de bu radikal grupların tehlikelerini hatırlatarak onların Mescidi Aksa’yı yıkmak için bombalı eylem, tünel kazma ve hatta hava saldırısı çabasında olduklarını bildirdiler.
Radikal Yahudi şahıs ve grupların dosyaları Mescidi Aksaya bomba koymak, yangın çıkarmak, ateş etmek, toplu saldırılarda bulunmak vs. hususunda bir hayli kabarıktır ki bunların en önemlilerinden bir kaçı şöyledir;
29 Ağustos 1969’da Avustralya kökenli Yahudi Denis Rewan, Mescidi Aksaya girerek onu ateşe verdi ki neticede Mihrabı Zekeriya, bazı sütunlar vs. yok oldu. İsrailli yetkililer de olayın ardından Rewan’ı deli bir Hıristiyan olarak göstermeye çalıştılar.
Bombalı Saldırı
Radikal Yahudiler defalarca Mescidi Aksaya bombalı saldırı düzenleyerek hedeflerine ulaşmaya çalıştılar ama mescidin güvenlik görevlilerinin yerinde müdahelerinden dolayı bu hedeflerine ulaşamadılar.
Radikal Yahudiler, defalarca Mescidi Aksa’da bombalı patlama gerçekleştirerek hedeflerine ulaşmaya çalıştılar. Ancak Mescidin korumalarının dakik gözetiminden dolayı buna ulaşamadılar. Bunlardan birinde bir Cuma günü Cuma namazı esnasında bombayla hedefine ulaşmak istediler. Böyle bir bombanın patlaması, bazı binaların yıkılmasına ilave olarak, birçok kişinin de ölmesine neden olacaktı. Ancak bombanın patlamasından birkaç dakika önce, bomba bulundu ve imha edildi. Daha sonra bombayı oraya koyanların aşırı radikal bir grup olan “Guşamunim” olduğu ortaya çıktı.
Yine 1982 yılında söz konusu olan grup, Mescidi Aksa’nın kulelerinden birindeki Radyo alıcılarından birine bomba yerleştirdi. Bu da Mescidi Aksa korumaları tarafından bulundu.
Mescidi Aksaya Ateş Açma
İsrail devleti defalarca Mescidi Aksanın etrafında düzenlenen gösterileri yatıştırma bahanesiyle mescide ateş açtı. Elbette Yahudi şahıs ve gruplarda mescide ve namaz kılanlara zarar vermek için defalarca silahlı saldırıda bulunarak ateş açtılar.
Mescidi Aksayı Ele Geçirme Çabası
Radikal Yahudiler Mescidi Aksayı ele geçirip onu yıkarak yerine hayali Süleyman mabedini inşa etme düşüncesinde oldukları için defalarca mezhebi ayinleri yerine getirme gibi çeşitli bahanelerle toplu olarak ve zorla mescide girdiler ki her defasında Müslümanların karşı koymasından dolayı dışarı çıkmak zorunda kaldılar. Bu gruplar son olarak 2005 yılında büyük bir toplulukla Mescidi Aksaya saldırıp onu yıkmak istediler ama başarılı olamadılar.
Siyonist İsrail Devletinin Faaliyetleri Mescidi Aksa Altındaki Kazıların Devamı
Eski mabedin tarihi eserlerini bulma bahanesiyle başlayan kazı çalışmaları halen devam etmektedir. Ara sıra tarihi bir eser bulundu haberiyle dikkatleri oraya çekiyorlar. Bu tür iddialar kazı çalışmalarının halen devam ettiğini gösteriyor. Ama Mescidi Aksayı idare eden Filistinli yetkililerin bu olay hususunda haberi ve denetimi bulunmamaktadır.
Antik eser bulma bahanesiyle kazılan tünellerin dışında İsrail yönetimi Mescidi Aksayı kontrol altına almak için de tünel kazıyor. Bunlardan bir tanesine 1996’da kazılan tünele devam edilmesine örnek verilebilir. Filistinli yetkililere göre çeşitli bahanelerle kazılan bu tüneller Mescidi Aksanın temellerinin zayıflamasına ve neticede çökmesine sebep oluyor.
Mescidi Aksanın Duvarlarının Yıkımı
Siyonistlerin Süleyman mabedi ve antik eser bulma bahanesiyle Mescidi Aksanın altında yaptıkları kazılar Mescidi Aksaya büyük ölçüde zarar vermiştir. Bunlardan bir diğeri de mescidin duvarların yarılması ve çökme tehlikesidir.
Güneyde bulunan duvarların dışında, Kudüs şehrinin Mescidi Aksanın yakınında bulunan eski duvarlarının durumu da pek iç açıcı değildir. Kudüs’ün Mervani musallasına kadar uzanan doğuda bulunan duvarları da yıkım tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır ki yaklaşık olarak doğu Kudüs’ün duvarlarından 1280 metrenin yıkılmak üzere olduğu tahmin ediliyor. Buna rağmen Siyonist Rejim bu duvarların yeniden restore edilmesini engelliyor.
Mescidi Aksanın Altında Sinagog Yapımı
Bazı Filistinli liderler, Siyonist İsrail rejimi tarafından Mescidi Aksanın altında bir sinagog yapıldığını bildirdiler. Filistinli liderlerden Raid Salah’ın verdiği bilgiye göre bu sinagog Mescidi Aksanın altında ve Mescidi Saqraya 97 metre uzaklıktadır ve Süleyman mabedinin bir modeli de onun içinde bulunmaktadır. Ayrıca bu sinagog yedi odadan oluşmaktadır ki Yahudi tarihi onun duvarlarına işlenmiştir. Ayrıca bayanlar içinde Mescidi Aksanın altında bir sinagog yapılacaktır.
Mescidi Aksanın Etrafında Yapı Faaliyetleri
İsrail yönetimi Mescidi Aksanın etrafında yapı faaliyetlerinde bulunarak bir taraftan Müslümanların yaşadığı bölge ve mahalleleri daraltıyor ve Mescidi Aksa’yı Yahudi yerleşim bölgelerinin kıskacına alıyor ve diğer taraftan da yapı faaliyetleri bahanesiyle Mescidi Aksanın hududuna girerek yıkımı için ortam hazırlıyor.
Siyonist İsrail rejimi Kudüs’ü işgalinin ardından Burak duvarının önünü genişletmek amacıyla Filistinlilerin vakfı olan 135 bina ve mescidi yıktı. Aynı şekilde Müslümanlara ait olan mezarlığı otel ve park yapmak için yıktı. Siyonist İsrail rejimi yaptığı en son harekette de onayladığı bir projeyle 68 milyon Şikeli Mescidi Aksanın altında ve etrafında yapılacak olan batı tünellerini koruma, ağıt duvarını sağlamlaştırma, ziyaretçiler için bir bina yapma ve bir polis merkezi kurmak vs. faaliyetler için ayırdı.
Siyonist İsrail rejimi çeşitli yöntemlere dayanarak devlet ve çeşitli radikal gruplar vasıtasıyla Mescidi Aksayı ve Haremi Şerifi yıkma ve ortadan kaldırma çabası içindedir. Bu hedefi de 1967’den beri takip etmektedir. İsrail biliyor ki Mescidi Aksanın yok olmasıyla Filistinlilerin dini ve tarihi hüviyetlerinin büyük bir bölümü onlardan alınacak ve Kudüs’e hakimiyet sağlamayı ve onu İsrail’in başkenti yapmayı kolaylaştıracak.
Ama İsrail’in önündeki engel bir taraftan uluslar arası kısıtlamalar ve diğer taraftan da İsrail’in öngöremediği Filistinliler ve diğer Müslümanların yapacakları karşı koyma ve tepkilerdir.
Bundan dolayı İsrail resmi olarak Mescidi Aksayı yıkmaktan sakınıyor ama tünel kazmak, mescidin temellerini zayıflatmak, mescidin işlerine karışmak gibi çeşitli faaliyetlerde bulunarak onu yıkıp ele geçirmek için ortam oluşturuyor. İsrail’in yaptığı girişimler Mescidi Aksanın çeşitli yerlerinin ciddi bir şekilde zarar görmesine sebep oldu ki bazı yerler yarılarak yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Diğer taraftan da İsrail zarar gören bu yerleri Filistinlilerin tamir etmelerine de müsaade etmiyor.
Genel olarak şöyle diyebiliriz ki İsrail’in Mescidi Aksa karşısında ki tutumu son derece ihtiyatlı davranmak ama aynı zamanda da belli bir hedef doğrultusundadır. İsrail’in Mescidi Aksa karşısındaki son hedefi onu yıkmak ve Beyt-ul Mukaddese hakim olmaktır. Bunu da dikkatli bir şekilde yapıyor. Çünkü biliyor ki Filistinliler ve Müslümanlar Mescidi Aksaya yapılacak olan her türlü saldırıya karşı son derece hassaslar. Bunu da 1996 yılındaki Mescidi Aksanın açılışından sonraki ve Şaron’un 2000 yılındaki Mescidi Aksaya gelmesinden sonra meydana gelen kanlı olaylar açıkça gösteriyor.
301520
captcha