İran Kur’an Haber Ajansı İKNA’nın verdiği habere göre, tefsir ve Kuran ilimleri kitaplarında bazı Kuran ayetleri mensuh (geçerliliği kaldırılmış) olarak konu edilmektedir. Sözlük anlamı itibariyle nesih bir şeyin üzerinden onu yeniden yazmaktır. Aynı şekilde nesih sözlükte nakil ve değiştirmek anlamında da kullanılmaktadır. Yine nesih sözlükte yok etmek ve ortadan kaldırmak anlamlarında da kullanılmaktadır. Örneğin: Güneş gölgeyi yok etti derken- nesehetu-ş şemsu el-zille- deniyor. Nesih Peygamberimizin sahabeleri ve sonraki Müslümanlar arasında bu son anlamda kullanılmıştır. Bundan dolayı genel bir hükmü kısıtlayan her şeye nasih (kısıtlayıcı) denmektedir. Çünkü böylelikle hükmün manası değişip yok oluyor.
Dini âlimler ve bilim adamlarının sözlük anlamından ilham alarak neshe verdikleri terim anlamı ise şundan ibarettir: Nesih dinin sabit hükümlerinden birisinin vaktinin dolması sonucu geçerliliğini yitirmesidir. Yani bir şeyin hükmünün değişmesi veya o hükmün süre ve zamanın dolmasıdır.
Nesih konusunun bir bölümü dini hükümleri kapsadığından dolayı Müslüman bilginlerce aklen ve naklen dini hükümlerde nesih imkânsız değildir. Teşri ve hüküm verme aşamasında belirlenen bir hüküm değişip yerini başka bir hükme bırakabilir. Ancak Yahudiler ve Hıristiyanlar İlahi hükümlerde neshi imkânsız biliyorlar ve konu hakkında tutarsız bir delile dayanıyorlar.
El-Beyan kitabı yazarı merhum Ayetullah Hoi “neshi” kitabında üç kısma ayırıyor:
1- Ayet Kuran’dan nesih oluyor ancak hükmü sabit kalıyor.
2- Ayet ve hüküm her ikisi de nesih oluyor.
3- Hüküm nesih oluyor ancak ayet Kuran’da sabit kalıyor.
Elbette Kuran’dan bir hükmün nesih olduğunu öngören doğru görüşü elde etmek içinde üç şekilde düşünülebilir:
İlk olarak Kuran tarafından sabit olunan bir hükmün kesin Sünnet ve mütevatir hadis tarafından veya Masumun –aleyhi-s selam- sözüne işaret eden kati icma tarafından nesih (hükmün iptali) edilmesi. Bu tür neshin aklen ve naklen bir sakıncası yoktur. Eğer bir konuda böylesi bir nesih ispat edilirse kabul edilmesi gerekir.
İkinci olarak Kuran tarafından sabit olunan bir hükmün mensuh olan ayete bağlı olan ve onun yeni hükmünü açıklayan bir ayet tarafından nesih edilmesi. Bu tür neshinde sakıncası yoktur. ‘‘Necva’’(kulağa fısıldama) ayetinin nesih oluşu da bu türdendir.
Üçüncü olarak ta Kuran tarafından sabit olunan bir hükmün başka bir ayet tarafından nesih edilmesidir. Öyle ki nasih olan ayet ile mensuh olan ayet arasında hiçbir bağ bulunmaması ve aralarındaki tezat ve ayrılığın insanı bu tür bir neshe sürüklemesi ve son inen ayetin ilk inen ayeti nesih ettiği şeklindedir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu tür bir nesih Kuran’da söz konusu değildir. Çünkü Nisa suresinin 82. Ayeti uyarınca Kuran’dan her tür ayrılık ve çelişki men ediliyor.
381030