Geçmiş tarihler araştırıldığında insanların kendilerini güzel göstermeye ilgi duydukları ortaya çıkmıştır. Eski zamanlarda yapılan heykeller ve resimler incelendiğinde bu gerçek daha fazla hissedilmektedir.
Süslenme görünüşte şahsiyeti ve itibarı temsil eder. Zahiri olarak kendimizi süsleyerek ve güzelleştirerek diğerlerinin karşısına çıktığımızda bize karşı bir güven ve itimatla yaptıklarımızı kabul edeceklerdir.
Bazıları, insanın güçlü bir imana sahip olmalarını ve yürek temizliliğinin yeterli olduğunu, görünüşün, giyimin ve davranışların her ne çeşit olursa olsun önemli olmadığına inanıyorlar.
Böyle bir görüntü İslam dini açısından batıldır. Bunun tam tersi olarak İslam’ın bazı emirleri temizlik, güzellik ve süslenme ile ilgilidir.
“Ey Âdemoğulları! Mescide giderken kendinizi ziynetlendirin. De ki: Kim Allah’ın kulları için yarattığı güzellikleri ve temiz rızıkları onlar için haram kıldı?” ( Araf Suresi 31-32)
Bu iki ayet, Müslümanların güzel ve temiz elbiseler giyinmelerine, saçlarını taramalarına ve güzel kokular sürmelerine ve bu nimetleri kendileri için haram etmemelerine sadece onları güzel bir amaç için kullanmalarına işaret ediyor.
Ayetlerle desteklenen birçok hadis din önderlerinin de dış görünüşe önem verdiklerini belirtiyor. Örneğin İmam “Hasan Mucteba” Aleyhi selam’a soruluyor: “ Neden namaz esnasında güzel ve temiz elbiseler giyiniyorsunuz ve en değerli kıyafetleri kullanıyorsunuz?”. İmam cevap olarak şöyle buyuruyor: “Gerçektende Allah güzeldir ve güzelliği sever. Bu sebepten dolayı Allah’la olan münacatımda ve ibadetimde güzel elbise giyiyorum ve O, mescide giderken kendimizi ziynetlendirmemizi emrediyor.” (Vesailu Şia, Şeyh Hur Amili, C.3, Kıyafet Ahkâmı)
“Abbas İbni Kesiyri Basri” İmam “Sadık” Aleyhi selam’ı pahalı ve güzel bir elbiseyle görünce itiraz ederek şöyle söyledi: “Babanız züht ve takva sahibi bir insandı ve sert dokunmuş elbise giyerdi. Sen risalet hanedanındansın, sana bu elbiseden başkasını giymek yakışırdı.” İmam “Sadık” Aleyhi selam O’na buyurdu ki: Yazıklar olsun sana! “Kim Allah’ın kulları için yarattığı güzellikleri haram kıldı?” (Furui Kâfi, C. 6, S. 443-444)
380920