IQNA

Köln’de din ve vicdan özgürlüğü konuşuldu

19:13 - February 07, 2011
Haber kodu: 2077071
Uluslararası Bölüm : Almanya’nın Köln şehrinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın da katıldığı ‘Türkiye’de Din ve Vicdan Özgürlüğü’ sempozyumu yapıldı.
IKNA Iran Kuran Haber Ajansının dunyabulteni websitesinden naklettiği habere gore, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği UETD tarafından Köln’de düzenlenen ‘Türkiye’de Din ve Vicdan Özgürlüğü’ konulu toplantıya Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da katıldı. Toplantının ilk bölümünde ilk olarak Süryani Cemaati Kore Piskoposu ve Türkiye Katolikleri Diyalog Başkanı Yusuf Sağ konuştu.

Yusuf Sağ konuşmasında dinler arasındaki ortak değerlere değinerek bazı farklılıkların da elbette olacağını söyledi. Allah’a teslim olmaktan başka bir felsefeye ihtiyaç olmadığını belirten Sağ, ‘Güçlünün güçsüzü ezdiği, hoşgörünün olmadığı sevgisiz bir dönem başlıyor. Tanrı bu defa ceza yerine kendi merhametini müjdelemek için vahiy yolu ile, babamız Hz. İbrahim yolu ile sevginin ne kadar önemli olduğunu bize öğretmek istiyor.’ dedi. Osmanlı’nın son döneminde 1900’lü yıllarda milliyetçi akımlar yüzünden zor günler yaşanıldığına değinen Sağ, geçmişteki yanlışlardan ders alınması gerektiğini vurguladı.

Toplantının ikinci konuşmacısı Alman Evangelist teolog Prof. Dr. Edmund Weber, dünyanın tüm devlet anayasalarında din özgürlüğünün yeraldığını, bugün din ve vicdan hürriyeti ile kişi neye inanıyorsa inansın devlet tarafından takibe uğramaması gerektiğini söyledi.

Dünya Ehli Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun konuşmasında Türkiye’de bundan 15 yıl önce ‘Alevi’ kelimesini kullanmanın bile çok yadırgandığını, bugün ise son yıllarda yaptıkları çalıştaylarda Alevilere Aleviliği öğretmekte zorluk çekerken, Sünnilerin Aleviliği daha kolay öğrendiklerini söyledi. Altun, ‘Çünkü sistem öyle bir duruma getirmişti ki Sünnilerde inançlarla ilgili yüzde onbeş gibi bir bilgi zemini var iken Alevilerde bu oran sıfırdı. Bugün Aleviler'in yüzde sekseni bizimle birlikte hareket ediyor. Bizim gibi düşünüyorlar.’ dedi.

Türkiye Cemaat Vakıfları temsilcisi Laki Vingas da konuşmasında tarihi bir özetlemeden sonra Türkiye’de son yıllarda yaşanan değişikliklerle ilgili üç farklı görüşü tesbit ettiğini söyledi. Vingas, ‘Birinci grup; Uğraşmayın nafile Türkiye değişmez. Kapalı yaşamanın faydası vardır diyenler. İkinci grup; Allah Allah güzel şeyler oluyor. Hem de çok sık oluyor. Allah sonumuz hayretsin, normal değil diyenler. Üçüncü grubun görüşünü ben de taşıyorum; Türkiye değişiyor. Herkes umutlarını ve geleceğini düşünüyorsa, dertlerimizi, ihtiyaçlarımızı belirlemeleyiz, kendimizi tanıtmalıyız diyenler. Günümüz dünyasında açık bir toplum olmadığımız sürece refah ve mutluluğu bulmamız mümkün değildir.’ dedi.


Toplantının son bölümünde konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hükümetin icraatlarını özetledikten sonra ifade özgürlüğüne değinerek ‘Hiçbir konuşma, hiçbir eylem, hiçbir yazı, hiçbir çizgi, insanları suç işlemeye yöneltmeyecek.’ dedi. İnanç özgürlüğünün doğal bir insanlık hakkı olduğunu, Türk ya da Alman hükümetinin cebinden verdiği bir şey olmadığını ifade eden Arınç, bunun onlardan beklenilen bir ikram da olmadığını kaydetti. Arınç, ‘Türkiye’de yaşayan değişik inanç gruplarına dahil olan, hatta Lozan antlaşmasıyla azınlık statüsünde tanımlanmış olan herkese, her kuruma, her kişiye ve kuruluşa haklarını vermek mecburiyetindeyiz.’ dedi.
captcha