IQNA

14:00 - June 02, 2012
Haber kodu: 2339290

İslâmi Uyanış ve İmam Humeyni’nin(ra) Dünyaca Anahtar Mevkilerin Fethedilmesiyle ilgili Öngörüşünün Gerçekleşmesi

Siyasi Grup: İslâmi Uyanış günümüzde İslâm Inkılâbı Devriminin devamı olarak İmam Humeyni’nin (ra) dünyanın anahtarlarının fethedilmesiyle ilgili öngörüşünün gerçekleşmesidir. O şöyle buyuruyor: İslâm kendi aralığı içinde ve dışında büyük engelleri birbiri ardına ve siperlerin anahtarlarını kaldırmak suretiyle dünyayı fethedecektir.

İki yıldır İslâmi uyanış adıyla Orta Doğuda gelişmeler olmaktadır; Tunus’ta başlayan değişiklikler sonra Mısır, Bahreyn, Libya, Yemen, Fas, Ürdün vb kapsamaktadır.
İslâmi Uyanış ani bir değişiklik değildir. Belki yaklaşık olarak son iki yüz yıl içinde Müslüman milletlerin, düşünürlerin çabalamasının, düşünce ve fikirlerin birikimidir. Eğer İslâmi Uyanış düşüncesinin başlangıç noktası modern dünyada Seyyid Cemaleddin Esed Abadi’nin düşünceleri ise elbette şüphesiz İmam Humeyni hem görüş alanında ve hem pratik uygulama alanı zirvesi bu düşüncenin sonucudur.
Diğer bir deyişle, Seyyid Cemal, Muhammed Abduh, İkbal Lahuri ,meşrute alimleri, Şeriati vb. toplanmalarının çabaları İslâm ümmeti arasında İslâmi kimliği yeniden canlandırmak, Batılılaşmış dünyada İslâmi değerlere dönmek ve modern çağda şüphesiz İmam Humeyni (ra) bu fikri değişikliklere yön vermede ve düşünme noktasının olgunluğu ve inceliğinde önemli bir rol oynadığı bilinmelidir.
İmam Humeyni’nin fikirlerinden anladığımız o monarşi sistemiyle savaştığı zaman yüksek hedefleri göz önüne almıştı. Hakim sistemle mücadelede ilk adım Pehlevi rejimine karşı mücadeleydi. Aynı halde bu mücadele İran milletinin zulüm ve sömürgeden kurtulması için değil belki mücadelenin asıl hedefi İslâm ümmetinin birlikteliği ve islâm dünyasının küresel bir güç kutbu olması için Doğu ve Batının süper güçleri karşısında kabul edilmesidir. O zamanda Uluslararası sistemde İslâm ülkelerinin konumu ve dünyanın mevcut durumunu açıklamada şöyle söylüyor: Aslında bu Doğu ve Batılı kibirli güçler özellikle ABD ve Rusya dünyayı iki bölüme özgür ve siyasi karantina olarak ayırmışlardır. Süper güçler bu özgür dünyadadır şöyleki hiç sınır ve yasa tanımamaktadırlar. Başkalarının çıkarlarının ihlâli ve ulusları sömürgeciliği, sömürüyü ve köleleştirmeyi gerekli bir emir ve tamamen haklı mantıklı, mutabık tüm ilke ve uluslararası standartları kendine göre uyarlama olarak bilmektedir. Ama siyasi karantinada ne yazıkk ki dünyanın en yoksul ülkeleri özellikle Müslümanlar kapalı ve tutukludur. Hiç bir yaşam ve görüş bildirme hakları yoktur. Bütün yasalar, kurallar ve formülleri özel kukla rejimler tarafından dikte edilip müstekbirlerin faydalarını içermektedir.
Bu ifadeden anlaşılacağı üzere İmamın (ra) hedefi hiç bir coğrafi sınırla mahdut değildir ve başka bir ifadeyle o İran’dan daha yukarda Doğu ve batı iki süper güçten zayıf ulusların tüm baskıdan kurtulması ve İslâm dünyasının endişeleri onların kurtuluşudur. Aynı zamanda islâmın Şii okulunun öğretilerine dayandığını göstermektedir.
En son olarak İmam Humeyniden İslamın parlak geleceği ile ilgili bir söz aktarıyoruz: ‘ Biz tecrübelerimizi bütün dünyaya yayacağız ve zalimlere karşı savaş ve savunma sonuçlarını bir beklentimiz olmadan hak yolu savaşçılarına transfer edeceğiz. Böyle bir tecrübelerin aktarılması esir milletler için zafer, bağımsızlık ve İslam kanunlarının uygulanmasını hediye verecektir. İslam aydınları kapitalist ve komünist dünyasının çok zor olan değiştirme yolunu bilgi ve bilinçle katetmelidirler ve bütün serbestlik dövüşçüleri aydın bakışlar ve beceriyle üçüncü dünya ve İslami ülkelerin zulüm görmüş halklarına büyük güçleri nasıl yeneceklerini öğretmelidirler. Ben güvenle söylüyorum: İslam büyük güçleri yenilgiye uğratır. İslam kendi içindeki ve dışındaki büyük engelleri birer birer kaldırıp dünyanın anahtar mevkilerini fethedecektir.
Günümüzdeki İslami uyanış İslami Inkılabın dünyanın anahtar mevkilerini fethetme yolunun devamı ve İmam Humeyninin öngörüşünün gerçekleşmesi uğrunda olarak görülmektedir.
Mehdi Muhbiri
1019674
captcha