
İKNA-Irak Dışişleri Bakanı İbrahim Caferi, 23 Kasım tarihinde tekfiri akımların tehlikesi konferansının açılış törenindeki konuşması sırasında IŞİD’in Irak’ta İslamı yok etmek amacıyla oluşturulduğunu fakat bu ülkedeki müslümanların onlarla savaştığını söyledi.
Bazı iç ve dış desteklerin askerlerin faaliyet ve direnişine engel olmasına karşın onların hedeflerine ulaşmada başarılı olamdıklarını ve IŞİD’in bugün ciddi problemleri olduğunu sözlerine ilave etti.
Caferi Peygamber Efendimizin herşeyinin üstün olmasına rağmen iyi ahlakla insanların hem kalbini hem güvenini kazandığını buna görede Kur’anı Kerimde onun üstün özellikleri ve iyi ahlakının zikr edildiğini açıkladı.
Irak dışişleri Bakanı ilk konunun bu tekfiri grupların doğru tanınması olduğunu belirterek onların sahte İslamla herkesi tehdit ettiklerini söyledi.
Öncelike şu konuya değinmek gerektiğini belirterek Kur’anı kerimde İlahi ayetleri işiten müminlerin kalplerinin cezb olduğu ve onların imanının artacağının defalarca zikr edildiğini ifade ederek herşeyin kalplerde başladığını ve herşeyin bu konu üzerinde anlaştığını ve eğer insanın kalbi etkilenirse imanının da artacağını beyan etti.
Caferi, müminlerin Allah’a tevekkül ettiğini ve zikr edilen üç unsurun müminin karakterini oluşturduğunu belirterek bunların insanın içinde bulunduğunu fakat Allah’ın iki dış unsuruda açıkladığını ilkinin namaz olduğunu ama bu namazında dış görünüşte olmadığını belki iyiliği emretme kötülükten men şeklinde gerçekleşmesi gerektiğini ikinci unsurun ise onlara verilen nimetlerin infakı olduğunu söyledi.
Irak Dışişleri Bakanı, dikkate alınması gereken ikinci konunun toplumsal yaşam olduğunu, Allah’ın insanları farklı yaratarak Kur’an da bu konuya değinildiğini ve herkesin bir erkek ve kadından yaratıldığını ırkların ve bakış açılarının farklı olmasının doğal olarak bir problem yaratmadığını çünkü insanların daha fazla aşina olması ve birbirlerini tanıması için çeşitliliğin oluşturulduğunu bununda diğerlerini öldürmeyi gerektirmediğini belirtti.
Irak Dışişleri Bakanı, İslam mezheplerinin farklı alimlerin içtahatlarıyla düzene girdiğini beyan ederek Kur’anı Kerimde altı bin fazla ayet olduğunu ve bunların üzerinde Müslümanların ihtilaflarının bulunmadığını kıble ve diğer İslami hükümlerde ortak görüşleri olduğunu bu yüzden diğer işlerde de ihtilaflarının olmaması gerektiğini söyledi.
Caferi, 11 Eylül terör hareketininin başlaması ve terör hareketlerinin yayılarak artmasıyla ilgili olarak bunun İslam adına yeni bir adet olduğunu ve bu yeniliğin İslam adına devem ettiği sürece bu konunun aydınlatılmasının Müslüman alimlerin sorumluluğu olduğunu belirtti.
O, tekfirilerin ilk önce ehli sünnet bölgelerine saldırdığını Irak’ın sünni yerleşim bölgelerinden biri olan Musul’unda IŞİD ve tekfirilerin saldırısına uğradığını beyan etti.
Caferi, teröristlerin din ve mezheplerinin olmadığını beyan ederek Irak’taki olaylardan sonra sünnilerin çoğunun öldürüldüğünü % 2 Hıristiyanlardan, % 14’nün ise şii ve sünnilerden olduğunu belirterek sonuçta şii ve sünnilerden tüm Iraklılar ve Irak ordusu ve sivil halkın birleşerek IŞİD’la mücadele ettiğini ve tekfirilerin hiçkimseye merhamet etmediklerini hiçbir mezhebinde onlar yüzünden güvende olmayacağını söyledi.
Caferi IŞİD’in asıl hedefinin İslamın Müslümanlara açıklanmasına izin vermemek İslami ortak noktaları ayrılık noktaları haline getirmek ve ihtilaflar çıkararak kendi eylemlerini haklı göstermek istediklerini beyan etti.
Irak Dışişleri Bakanı şöyle söyledi: İslam ümmetinin birliği ihtiyacı vardır onlar ise Müslümanların birliğini yok etmeye, İslam düşmanları ile işbirliği içerisinde Müslümanların yolunda bir tehlike oluşturmaya çalışmaktadırlar. Tekfirilerle mücadelede bu toplanının bir görüşte birleşmesi umulmaktadır.
1476311