
İKNA-İslam Parlementosu Başkanı Ali Laricani 4 ocak tarihinde Milad Kulesi konferans salonunda düzenlenen 5. Dönem Müslüman Öğrenciler Uluslararası Kur’an Yarışmasının kapanış töreninde Üniversite Seferberliği yetkililerinin bu yarışmayı düzenlemede çok çaba sarfettiklerini ve bu çabalarının değerli olduğunu söyledi.
Laricani, Kur’anı Kerime rucu ederek anlamına teveccüh edenlerin ilim talep ettiklerinde bunun yaşamlarını süslediğini ve diğer yollarla buna ulaşılamayacağını söyledi.
Laricani, hadis ve rivayetlere bakarak Kur’an taşıyıcısının konumuna değinerek onların şerafet sahibi olduklarını belirtti. Allah’ın hem Kur’anı nazil ettiğini hemde onu ortaya çıkardığını ve daha iyi tanımlayacağını belirterek Allah’a rucu etmenin en iyi yol olduğunu ifade etti.
İslam Parlementosu Başkanı Allah’ın Nisa Suresinde şöyle buyurduğunu söyledi:’Ey insanlar bu Allah tarafından size nazil oldu ve size gelen nurun kanıtıdır’ Kur’an hem burhan ve hemde nura işaret etmiştir. Maide suresinde ise Kur’an aydınlatıcı bir kitap olarak tanıtılmıştır.
Kur’an akıl ve bilgeliğin kaynağıdır. Nur yani ışık ise kendisi aydınlatıcıdır ve diğerlerine ışık vermektedir. Allah’ın kitabı aydınlığın faktörüdür ve insanları karanlıktan aydınlığa ulaştırmaktadır.
Laricani, insanın karanlıktan kurtulmasının saadet olduğunu ve bunun basit bir emir olmadığını insanın hem kişisel yaşamında hemde sosyal yaşamında karanlıktan kurtulması için aydınlığa yönelmesi gerektiğini ve bir toplumun Kur’anın yolunu bulduğu zaman saadet ve mutluluk içerisinde olduğunu söyledi.
Laricani kapanış töreninde Müslüman öğrencilere hitap ederek ‘geçmişte İslam dünyasının şimdiki kadar potansiyel ve kapasitesi yoktu. Ancak sorunlarda devam etmektedir. Bugün İslam dünyasında bu kapasitelere şahit olmaktayız şöyleki İslam ülkelerinde eğitim görenlerin seviyesi yükselmiş ve İslam ülkelerinde akademisyen ve eğitimlilerin sayısı artmıştır’ dedi.
Şöyle devam etti: ‘Son yıllarda tanık olduğumuz ayaklanma ve devrimler İslam dünyasının büyümesini göstermektedir. İran, Mısır, Suriye, Malezya, Endonezya.....vs İslam ülkeleridir ve son yıllarda çok fazla büyüme yaşandı. İslam dünyası için bu büyük bir sermayedir.
İslam ülkelerinin değerli enerji kaynakları vardır. Dünyada İslam ülkeleri gibi enerjiye sahip olan çok az ülke vardır. Halk kitleleri arasında İslam düşüncesi onların kaplerini birbirine bağlamaktadır. Buda islam dünyasının büyük kapasitesini göstermektedir.
İslam hayatın en iyi yoludur. Maneviyat ve kardeşlik Batı medeniyetinde azalmıştır. Ama İslam medeniyetinde asıl konu olarak durmakta ve İslam dünyasının önemli potansiyellerindendir. Sorunlarımız olmasından dolayı bazen bu kapasiteden iyi faydalanamamaktayız.
İslam dünyasının problemlerinden birisi bazı devletlerin İslam dünyasının kapasitesine teveccüh etmemesidir. Tevhidi yaşam metodunu benimsemek yerine dünya güçlerine tabi olmaktalar. Büyük dünya güçlerine uymak ve onlara bağlanmakta ve böylece Müslümanları dünyanın ikinci üçüncü toplumları arasına sokmaktalar. İslamın neresinde Müslümanların ikinci ve ya üçüncü insanları veya toplumları olması gerektiği söylenmektedir?
Yapılarında demokrasi olmayan devletler ve güçler diğerlerine uymak zorundadırlar. Son yıllarda devrim olan ülkelerde güçler tarafından pek çok sorun ortaya çıkarılmış ve bazen İslam ülkeleride bunlara karışmıştır; genç üniversitelilerin teveccüh etmesi gereken İslam dünyasında karşı karşıya olduğumuz diğer bir sorun ise İslam ümmeti içerisinde çatışma olması ve onların körüklenmesidir.
İslam düşmanları herzaman İslamın farklı fırkaları arasında fitne ve nifak tohumları ekmek için çaba sarfetmekteler. İslami mezhepler nekadar farklıdır? Tüm İslam mezheplerinin prensip olarak farklılıkları yoktur. Müslümanlar günde beş kez tek bir yönde namaz kılmaktalar. Bütün bunlar varken vahdeti bir kenara bırakarak küçük sorunlar arasında Müslümanların çatışmaya düşmesini isteyenler İslam dünyasını sakat bırakmak istemekteler.
Amerikalılar İrana öfkeyle bakmakta tufah değilmi; 35 yıl onların karşısında durduğumuz için bize öfkeyle bakmaları doğaldır. Ama nükleer enerji hakkında kullandıkları literatürü Müslüman ülkelerden de duymaktayız ve asıl garip olan budur. Bazı İslam ülkeleri kendileriyle gurur duyulması için uluslararası zorbaların literatürünü kullanmaktalar.
Peygamber’in hadisinde buyurduğu gibi’her kim ki ilmi Kur’andan başka yerde ararsa Allah onun yolunu şaşırtacaktır yani yaşam metodumuz Kur’ani olmalıdır. Hem kişisel hemde sosyal hayatta dünya Müslümanlarının birlik ve kardeşlik içerisinde olmaları için Tevhidi bakış açıları olmalıdır.
2671966