IQNA

İslam Dünyası Kriz Durumlarında İran’ın Dost Elinin Komşulara Uzanması; Anlamı ve Sonuçları

16:08 - August 25, 2015
Haber kodu: 3351491
Siyasi Grup: Yüce liderin konuşmasında komşu ülkelere elini uzatma sözünün anlamı kötülük bile yapmış olsalar İslam dünyasının kritik şartlarında onlara yardım etmektir. İran öyle güçlüdür ki düşmanca davranan ülkelere bile dost elini uzatmaktadır. İslam dünyasındaki krizin çözüm yolu sadece diyalogdur.

Büyük devrim Lideri Dünya Ehli Beyt Topluluğu ile görüşmesinde İran İslam Cumhuriyetinin dış politikalarını açıkladı. Bu siyasetin Kur’andaki «أَشِدّاءُ عَلَى الکُفّارِ رُحَماءُ بَینَهُم»  ayetinden geldiğini ve İran İslam Cumhuriyetinin kalıcı stratejisi olduğunu söyledi.
Dış politika alanında bu stratejilerin benimsenmesi durumda etkilerinin açıklanması gerektiğini belirterek bir kaç noktaya değindi. Bu çözüm yollarının  öneminin Yüce lider tarafından beyan edilmesi belki bölgede barış ve güvenlik açısından kaçınılmaz ve doğaldır. Son yıllarda bölgedeki huzursuzluk, gerginlik ve çatışma daha önemli görünmektedir. Tekfiri terörist gruplar Suriye ve Irakta savaş ve çatışma meydana getirerek bu ülkelerde istikrarsızlık yaratmış. Öte yandan Bahreyn ve Yemen’de Suudi Arabistan’ın askeri müdahalesi sonucu özellikle Yemen’de bir krizle karşı karşıyadırlar.
Bu arada bazı İslam ülkeleri örneğin Suudi Arabistan gibi bu süreçte İran İslam Cumhuriyetine düşmanca bir tavır benimsemiş ve buda İran’ın nükleer müzakerelerinin başından sonuna kadar zirveye ulaşmış ve 5+1 İranophobia politikasının devamında Al Suud rejimi her zamankinden daha çok İsraille ilişkilerini güçlendirerek geliştirdi. Öyleki açıkça nükleer anlaşmaya karşı olduğunu göstererek Siyonistlerle uyum içerisinde hareket etti.
İslam Cumhuriyeti dini lideri İran İslam Cumhuriyetinin politikası gereği  dostluk elini tüm komşulara ve İslam ülkelerine uzattığını hatta Suudi Arabistan’ın İran aleyhine son zamanlarda yürüttüğü kötü politikalara rağmen bu ülkeninde istisna olmadığını belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti bu siyasetiyle bu şartlarda çözüm yollarını ve bölgedeki kendi stratejik konumunu belirtmiş ve hemde İslam dünyası sorunlarının çözüm yollarını sunmuştur.
Ama bu politikanın etkisi ve sonuçları hakkında şunu söylemek gerekir: Bugün çözüm ve söylem olmak üzere iki yaklaşım görülmektedir. İlk yaklaşım diyalog, mantık ve bölgesel krizleri çözmek için siyasi yöntemlerin kullanımına dayanmaktadır ki İran İslam Cumhuriyeti onun bayraktarlığını yapmaktadır. Başka bir yaklaşım ise bölgede sözde istikrar ve güvenliği oluşturmak için sert ve askeri yöntemler kullanmaktır. Suudi Arabistan Yemen’de askeri müdahale yoluyla tahribat yapmakta ve aynı halde Irak ve Suriye’de IŞİD gibi tekfiri terörist grupları desteklemektedir.
Bugün her iki çözüm yolunun maliyeti bölgedeki herkes için açıkça görülebilmektedir. Sadece daha verimli, daha etkin ve daha az pahalı  bir yöntem belirlenmesi gerekir.
Mehdi Muhbiri
3350752

captcha