IQNA- Weekss Amerikan web sitesi
yeni yıl arefesinde ‘Kur’anda Hz İsa Mesih’in Konumu’ konusundaki makalenin
incelenmesi amacıyla yayımladı ve Hz İsa’nın Müslümanların düşüncesine göre çok
önemli bir kişi olduğunun açıkladı.
Amerike Weekss sitesi «Muslims love Jesus, too: 6 things you didn’t know about
Jesus in Islam» başlığı altındaki makalede şunları yazmaktadır: Müslümanlar Hz
Mesih’in doğum yıldönümünü kutlamamaktadır. Ama O İslam’da ve Müslümanların
düşüncesinde çok önemli bir konuma sahiptir.
Hz İsa Mersih Hz Meryem ve Cebrail hepsi Kur’anı Kerim’de zikr edilmiştir. Aynı
halde İncilde zikr edilen Hz Adem,İbrahim, Nuh, Musa (as) ve bazı kişilikler
Kur’anı Kerim’ de de zikr edilmiştir.
Müslümanlar İsa’nın Allah’ın Peygamberi ve Hz Meryem’in oğlu olduğuna ve
kıyametten önce dünyaya tekrar geleceğine adaleti sağlayacağını ve Deccal ile
savaşacağına inanmaktadır. Çoğu Hıristiyanlar bu sözlerle aşinadır.
Hz.
Meryem’in İsmi İncil’den çok Kur’anda Gelmiştir
Makalede şöyle yazmaktadır: Kur’anı Kerim’de bir sûre bütünüyle Hz Meryeme
ayrılmıştır. Hz Meryem Kur’anda ismi ile sûresi olan tek kadındır. Hz
Meryem’in Kur’an’da zikr edilen isminin sayısı Yeni Ahit (İncil) mukaddes
kitabından daha fazladır.
Müslümanlar ne zaman Hz İsa’nın ismini ansalar daha sonra Aleyhisselam
ibaretini kullanırlar. Bu kelime tüm İlâhi Peygamberler ve Hz Muhammed (saa)
için de kullanılır. Müslümanlar Hz İsa’nın mucizeleri olduğuna ve bazılarının
Kur’anda zikr edildiğine inanmaktadır. Örneğin görmeyen bir kişinin şifa
bulması, ölüleri diriltmesi ve topraktan kuş yapma ve ona ruh üfleme..
Hz İsa’nın ilk mucizesinin hikâyesi (beşikte konuşması) Kur’anı Kerim’de zikr
edilmiştir. Hz İsa o anda Allah tarafından kendi Peygamberliğini ilan etti.
Bu rapor makalede Hz Meryem hikayesinin Meryem sûresinin 16 ayetinden 34
ayetine kadar olan kısmı aktarmaktadır.
وَاذْکُرْ فِی الْکِتَابِ مَرْیَمَ إِذِ انْتَبَذَتْ
مِنْ أَهْلِهَا مَکَانًا شَرْقِیًّا [16] فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَا
إِلَیْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِیًّا [17] قَالَتْ إِنِّی أَعُوذُ بِالرَّحْمَٰنِ
مِنْکَ إِنْ کُنْتَ تَقِیًّا [18]
قَالَ إِنَّمَا أَنَا رَسُولُ رَبِّکِ لِأَهَبَ لَکِ
غُلَامًا زَکِیًّا [19] قَالَتْ أَنَّىٰ یَکُونُ لِی غُلَامٌ وَلَمْ یَمْسَسْنِی
بَشَرٌ وَلَمْ أَکُ بَغِیًّا [20] قَالَ کَذَٰلِکِ قَالَ رَبُّکِ هُوَ عَلَیَّ هَیِّنٌ
ۖ وَلِنَجْعَلَهُ آیَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّا ۚ وَکَانَ أَمْرًا مَقْضِیًّا
[21] فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِهِ مَکَانًا قَصِیًّا [22] فَأَجَاءَهَا
الْمَخَاضُ إِلَىٰ جِذْعِ النَّخْلَةِ قَالَتْ یَا لَیْتَنِی مِتُّ قَبْلَ هَٰذَا
وَکُنْتُ نَسْیًا مَنْسِیًّا [23]
فَنَادَاهَا مِنْ تَحْتِهَا أَلَّا تَحْزَنِی قَدْ
جَعَلَ رَبُّکِ تَحْتَکِ سَرِیًّا [24] وَهُزِّی إِلَیْکِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ
تُسَاقِطْ عَلَیْکِ رُطَبًا جَنِیًّا [25] فَکُلِی وَاشْرَبِی وَقَرِّی عَیْنًا ۖ
فَإِمَّا تَرَیِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِی إِنِّی نَذَرْتُ
لِلرَّحْمَٰنِ صَوْمًا فَلَنْ أُکَلِّمَ الْیَوْمَ إِنْسِیًّا [26] فَأَتَتْ بِهِ قَوْمَهَا
تَحْمِلُهُ ۖ قَالُوا یَا مَرْیَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَیْئًا فَرِیًّا [27] یَا
أُخْتَ هَارُونَ مَا کَانَ أَبُوکِ امْرَأَ سَوْءٍ وَمَا کَانَتْ أُمُّکِ بَغِیًّا
[28] فَأَشَارَتْ إِلَیْهِ ۖ قَالُوا کَیْفَ نُکَلِّمُ مَنْ کَانَ فِی الْمَهْدِ
صَبِیًّا [29] قَالَ إِنِّی عَبْدُ اللَّهِ آتَانِیَ الْکِتَابَ وَجَعَلَنِی
نَبِیًّا [30] وَجَعَلَنِی مُبَارَکًا أَیْنَ مَا کُنْتُ وَأَوْصَانِی
بِالصَّلَاةِ وَالزَّکَاةِ مَا دُمْتُ حَیًّا [31] وَبَرًّا بِوَالِدَتِی وَلَمْ
یَجْعَلْنِی جَبَّارًا شَقِیًّا [32] وَالسَّلَامُ عَلَیَّ یَوْمَ وُلِدْتُ
وَیَوْمَ أَمُوتُ وَیَوْمَ أُبْعَثُ حَیًّا [33] ذَٰلِکَ عِیسَى ابْنُ مَرْیَمَ ۚ
قَوْلَ الْحَقِّ الَّذِی فِیهِ یَمْتَرُونَ [34]:
16) Kitapta Meryemi’de an. Bir zaman
O ailesinden ayrılarak doğu yönüne bir yere çekilmişti.
(17) Sonra insanlarla kendi arasında bir perde çekmişti. Derken Cebraili göndermiştik
de Cebrail ona tam bir insan olarak görünmüştü.
(18) Meryem: ‘ben senden Rahman olan Allah’a sığınırım; eğer Allah’tan sakınan
bir kimse isen bana dokunma’ dedi.
(19) Cebrail: ‘ben temiz bir oğlan bağışlamak için Rabbinin sana gönderdiği
elçiden başkası değilim’ dedi.
(20) Meryem: ‘Bana bir insan eli dokunmamışken ve ben iffetsiz bir kadın da
değilken benim nasıl oğlum olabilir?’ dedi.
(21) Cebrail ‘ bu böyledir’ dedi, çünkü Rabbin şöyle buyurdu: Bu bana kolaydır,
biz onu insanlar için kudretimizi gösteren bir delil ve katımızdan da bir
rahmet kılacağız ; hem bvu önceden takdir edilmiş bir iştir.
(22) Meryem ona hamile kaldı bunun üzerine o haliyle uzak bir yere çekildi.
(23) Doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya mecbur etti. ‘keşke ben
bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim’ dedi.
24) Aşağısından bir ses ona şöyle sesledi: ‘ Sakın üzülme Rabbin alt yanında
bir su arkı meydana getirmiştir!
(25) Hurma ağacını kendine doğru silkele ki üstüne taze hurma dökülsün.
(26) Ye iç gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan: ‘Ben Rahman
için susma orucu tutmayı adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım ‘ de.
(27) Nihayet Meryem çocuğu alıp kavmine getirdi; onlar ‘ Ey Meryem sen
utanılacak birşey yaptın’ dediler.
(28) Ey Harun’un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi annen de iffetsiz
değildi, sen ne yaptın ?’ dediler.
(29) Meryem hemen konuşmak için çocuğu gösterdi. ‘Biz beşikteki çocukla nasıl
konuşabiliriz ‘ dediler.
(30) Çocuk şöyle dedi: ‘ben şüphesiz Allah’ın kuluyum o bana kitap verdi ve
beni Peygamber yaptı.
(31) Nerede olursam olayım O, beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz
kılmamı zekat vermemi emretti.
(32) Beni anneme iyilik eder kıldı, beni bedbaht bir zorba kılmadı.
(33) Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam ve esaenlik
vardır.
(34) İşte hakkında şüpheye düştükleri Meryem oğlu İsa gerçek söz olarak budur.