IQNA - Kültür herhangi bir uygarlıkta konular asasında şekillenir. Bunlar arasında bir yada iki konu o medeniyen kültürünün tanımlanmasında rol oynamaktadır. Aslında her uygarlık kendi kültür konularının açıklanmasında baskın yönü üzerine hareket etmektedir ki diğer kültürel konuları kendi etkisi altında bırakmaktadır. Örneğin Yunan kültürü akıl unsuru ile hareket etmektedir. Eski Mısır medeniyeti ‘ölümden sonra yaşam kültürü ’ile diğer konuları tanımlamaktadır.
Bu arada İslam medeniyeti farklı bir yaklaşımla kültürel faktörleri dikkate alarak ve bunun yanısıra tenasuba riayet ile ve Arap insanının cahiliyet dönemindeki kültürel bütünlüğü ve uyumu farklı bir adım atarak ilerlemiştir. Bu kültür ‘metin’ kökenlidir. Arap dünyasındaki tüm fikri hareketlerde İslam medeniyeti ünvanıyla metinler önemli ve belirleyici bir rol oynamışlardır ve oynamaktadır. Taliban, IŞİD, El Kaide.. vb gibi akımların % 90 ‘dan fazlası İslam medeniyeti metinlerinin yanlış anlaşılması nedeniyle faaliyetlerine başlamıştır.
Al Suud rejiminin İslam medeniyeti metinlerinden bu tür yanlış anlamaları çıkarması sıkça görülmektedir. Şöyleki bu rejimin fıkhi düşüncelerinde bir tefekklür mevcuttur ki İslam- Kültür medeniyetinde her canlının sanatsal görüntüsü ve heykeli şirktir. Küfür ve putperestlik kabul edilir.
Bu doğrultuda Suudi Arabistan müfredatı eğitimin farklı aşamalarında bu fıkıh düşüncesini benimsemiştir. Çocukluk döneminden başlayarak istenen kriterlere göre büyüme ve gelişim gösterebilmesi için kültürel kişilik şekillendirilmektedir.
Al Suud kendi düşünce ve menfaatlerini çocukların kişiliğin ilk oluşumunda şekillendirmektedir. Kitaplarda ki kendi çocuklarına sanatsal eserlerin küfür ve şirk olduğunu öğretmektedir. IŞİD bunu bahane eserek Tedmür ve Musul’da yatan Arap dünyası medeniyet kültür eserlerini yok etmektedir.
Bu arada Al Suud rejimine tabi olan ülkeler onun eylemleri karşısında sessizliklerini koruyarak efendilerine hizmet etmektedir. Arap ülkelerinin baskın yönü menfaatleridir ki cahil kabileler arasında İslam’dan önceki dönemde mevcut idi.
Onların edebiyatında his ve menfaat unsuru direniş ve düşünceden uzak olarak ortaya çıkmıştır.Onlar sadece kültürden değil belki medeniyetin bir bileşeni olan dini içtihad düşünce ve fikrinden uzaklaştırmıştır. Sekıfe döneminde İslam dinini kendi güç ve menfaat oyunlarına alet etmişlerdir.
Al Suud eğitim ve öğretimde bireysel karekterin oluşumunun başından beri IŞİD grubu ve kendi düşüncelerinden başka hiçbir düşünceye teşvik etmemektedir.
Kasım Azizi Murad; Allama Tabatabai Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı doktora öğrencisi