IQNA

11:18 - May 17, 2020
Haber kodu: 3469682
Salgın hastalıkla birlikte bu yıl camiler boş kaldı. Ancak Ramazan ayının olmazsa olmazı vaazlar, mukabeleler sanal aleme taşındı

Ramazan ayı gelince dolup taşan camiler ve türbeler bu yıl salgın hastalık yüzünden kapalı. Toplu ibadetlerin bir süre yapılmadığı bu dönemde cami cemaati sanal cemaatler oluşturarak başta İnstagram ve Youtube kanalları olmak üzere sosyal medyadaki ünlü hocaların vaazlarını takip etmeye başladılar. Her cemaatin bir de fenomen hocası var.

Aslında bu yeni değil. Son yıllarda teknolojiyle birlikte vaizlik müessesesi internet ortamına taşınmış durumda... Hemen hemen bütün bilgi ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığı internet dini bilgi için de kaynak olarak görülüyor. Birçok vaiz kendi sosyal medya hesaplarından vaaz ve derslerine devam ederken dini kurum ve STK’lar da kendi sosyal medya hesaplarından vaazlara yer veriyor. Özellikle covid-19 salgını döneminde online dini içerikler daha da arttı. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte online mukabeleler, whatsapptan tertip edilen hatimler devam ederken ramazanda din hizmetinin aksatılmadan sürdürülmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı 81 ilde müftülüklerin sosyal medya hesaplarından 15 dk’lık online vaazlar yayınlanması talimatını verdi.

Cemaat ve hocanın yüz yüze buluştuğu geçmiş dönemden bugüne bu değişimin sebebi başta da değindiğimiz gibi elbette teknolojinin nimetleri diyebiliriz. Peki geçmişten bugüne cemaat ve hoca arasındaki bağ camilerden kasetlere, oradan televizyon ekranlarına en son sosyal medyaya nasıl taşındı?

Ünlü hocalar önce kaset çıkardı

Şimdi biraz geçmişe gidelim: Bilindiği gibi Cumhuriyet sonrası dönemde camilerde devam eden vaazlar medrese ya da Kur’an kursu eğitimi almış mahalle hocaları ile evlerde de yaygınlaştı. Özellikle kadınlar arasında yapılan ev sohbetleri ile beraber düğün salonları, kültür merkezleri gibi birçok toplanma alanında da devam etti. 1970’lerde bu vaazlar ile ünlü hale gelen Tahir Büyükkörükçü, Timur Taş, Cemalettin Kaplan ve Şevki Yılmaz gibi “kürsü vaizleri”nin vaaz kasetleri elden ele dolaştı. 1975 yılında TRT’de ilk dini içerikli program “İftara Doğru” yayınlanmaya başladı. 1980 yılında Asaf Demirbaş’ın sunduğu İnanç Dünyası programı vergi ödemenin önemi, kâinat sevgisi, milli birlik beraberlik, sigaranın zararları vb. konuları ele aldığı için yapılan araştırmalara göre dini bilgilendirme için yetersiz bulunuyordu.

Türkiye’de cami cemaati sanal alemde

Televizyonda reyting almaya başladılar

Resmî ideolojinin gölgesinin sonuna kadar hissedildiği bu dini programlar döneminin ardından 1990’larda özel ve tematik kanalların açıldığı yeni bir dönem başladı. Kanal 7, TGRT, TV 5 vb. tematik kanallarda dini programlar yoğun olarak ekranlara geldi. Bu kanallarda programlara konuk olan vaizler zamanla kendi programlarını yapmaya başladılar. Programlar öyle ilgi gördü ki bir süre sonra vaizler hem konuk olarak hem de kendi programlarının sunucusu olarak merkez medyada yer aldılar. Hatta siyasi iktidarın değişimi ile TRT de resmi din ideolojisinden sıyrıldı ve 2013 yılında TRT Diyanet kuruldu.

Türkiye’de cami cemaati sanal alemde

Tkrar tekrar izleme imkanı

Peki neden bu kadar ilgi görüyorlar sorusuna ise şu cevabı verebiliriz: Online platformlardan vaaz/dini sohbet dinleme sebeplerinin başında internetin tüm içerikler için sağladığı istenen zamanda, istenen yerde ulaşılabilme kolaylığı yer alıyor. Geleneksel yöntemden farklı olarak kaçırılan bölümün tekrar izlenebilmesi ve izlerken başka bir işle daha meşgul olabilme özgürlüğü takipçilere kolaylık sağlıyor.

Kaynak: Yeni Şafak

Etiketler: Türkiye ، cami ، sanal alem ، koronavirüs
İsim:
Email:
* Yorumunuz:
* captcha: