IQNA

11:01 - May 23, 2020
Haber kodu: 3469741
Türkiye Ehlibeyt Alimleri Derneği Genel Başkanı Kadir Akaras, "İslam ülkeleri eğer bir birlik içerisine girebilseler ve şunu idrak edebilseler ki İsrail projesi batılılar tarafından bütün bu ülkelere dizayn etmek içindir, o zaman daha uyanık bir şekilde birlik olurlar" dedi.

Mübarek Ramazan ayının son cuması olarak bilinen "Dünya Kudüs Günü" islami ülkelerdeki bazı insanların Filistin'in bağımsız olması isteğiyle toplu yürüyüşler yaptığı gündür.

İlk kez, İran İslam Cumhuriyeti Kurucusu İmam Humeyni, İsrail'in Güney Lübnan'a saldırısı ardından 1979 yılında bütün Müslümanların dikkatini rejimin zulmüne maruz kalan Filistin’e çekmek için Ramazan ayının son cuma gününü “Dünya Kudüs Günü” ilan etmiştir. 

O tarihten bu yana Ramazan ayının son cuması "Dünya Kudüs Günü" olarak duyarlı Müslümanlar tarafından, vazifelerini eda etmek için sokaklarda ve meydanlarda Filistin halkının yanında olduklarını göstermek amacıyla ve onların kanuni haklarını savunmak adına büyük yürüyüşler yapılıyor.

İran islam Devrimi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei dün öğlen saatlerinde “Dünya Kudüs Günü” münasebetiyle ilgili konuşma yaptı. Devrim Liderinin konuşması canlı olarak yerli ve yabancı TV kanallardan yayınlanlandı.

Türkiye Ehlibeyt Alimleri Derneği (Ehla-Der) Genel Başkanı Kadir Akaras, Mehr Haber Ajansı’na verdiği bir röportajda İslam Devrim Liderinin konuşmasını değerlendirdi:

1- İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamanei Kudüs Günü münasebetiyle yaptığı bir konuşmada batılı devletlerin kötü politikalarını Filistin işgalinin ana nedeni olarak nitelendirdi. Sizce İslam ülkeleri özellikle de İran ve Türkiye batılı devletlerin bu davranışlarını etkisiz hale getirmek için nasıl bir politika benimsemelidir?

Ayetullah Hamanei'nin buyurduğu gibi bugüne kadar maalesef birçok İslam ülkesi Filistin davasına ihanet ettiği için Filistin meselesi bugüne kadar uzayıp gelmiştir. Merhum Erbakan'ın D8 diye çalışmaya başlattığı bir ülkeler arası yardımlaşma kurumu vardı. İslam ülkeleri eğer böyle bir birlik içerisine girebilseler ve şunu idrak edebilseler ki İsrail projesi batılılar tarafından bütün bu ülkeleri dizayn etmek içindir, o zaman daha uyanık bir şekilde birlik olurlar. Türkiye ve İran arasındaki bugüne yüzyıllardır süregelen dostluk ve kardeşlik bundan sonra daha pekişerek devam edebilir. Çünkü Türkiye'de Fetö olayında, terör  örgütü olayında Amerika'nın bizat karşıtlığını gördü, Fetö'yü Amerika'nın desteklediğini gördü ve şu anda Fetö elebaşı Amerika'da, Amerika'nın himayesinde. Bütün bunlar gösteriyor ki Türkiye de bu direniş cephesi noktasında İran'la ve diğer ülkelerle bir birlik kurarak bölgemizin koruyucusu olmaları gerekir. Yani diğer ülkeleri de koruyacak bir pozisyona gelebilir bu birlik, yani Müslüman  NATO'su mu denilir, adına Müslüman birleşmiş milletleri mi denilir,  adı ne olur hiç önemli değil. Kur'an-ı Kerim'in buyurduğu birlik olun, birlik olursanız güç sizde olur ayeti gereği ve rehber de buna işaret ettiler. İslam ülkelerinei böyle bir birliğe davet etmişlerdir. Umarız inşallah İslam ülkeleri bunca belalardan ve musibetlerden sonraki batılı devletler bunların başına açmıştır bu birliği sağlayabilirler.

2- İslam Devrimi Lideri bazı Arap ülkelerinin ilk önce Filistin'in özgürleşmesi yolunda önemli performanslar sergilediğini ancak daha sonra düşmana boyun eğdiklerini söyledi. Siz Arap devletlerinin davranışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rehberin buyurduğu gibi bazı Arap ülkeleri ilk başta Filistin davasına sahip çıktılar. Ancak ne var ki sonradan müzakere masasına geçerek, orada ihanete imza attılar. Camp David Anlaşmasında olduğu gibi. Sebebi şudur ki birçok Arap ülkesi maalesef kendisini koruyacak gücü yok, ekonomisi yok ve Amerika'yı kendilerine efendi edinmişler. Amerika'ya inanıyorlar, Amerika'nın tarafsız, vicdanlı, gelişmiş medeniyetli bir ülkesi zannediyorlar. Halbuki şunu idrak etseler ki İsrail'in ve bölgedeki bütün kötülüklerin ana kaynağı Amerika'dır o zaman belki biraz daha farklılaşabilirler. Ama ihanetlerinin altında maalesef büyük şeytan Amerika'nın aldatmaları söz konusudur, çıkar ilişkileri söz konusudur, sizi koruyacağım, siz de benim hedeflerimi bölgede gerçekleştirin diyerek, bazı Arap ülkelerini maalesef satın almış durumdadır. Onun için de Müslüman ülkelerin birliği şarttır. Eğer bu birlik olursa, bu şekilde korkudan veya benzeri şeylerden dolayı ihanete girişenlerin sayısı umarız ki azalmış olur.

3- Ayetullah Hamanei’nin direnişi savunma yönündeki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ayetullah Hamanei'nin direnişi desteklemesi çok eskiden beri devam eden bir şeydir. İslam İnkılabı gerçekleştiği zamandan beri direnişi destekliyor, ama bugün açık net bir şekilde bunu ortaya koyması ve direnişten başka bir yolun da olmaması şunu da gösteriyor ki Rehber bütün müzakere masalarının devrildiğini görüyor ve müzakereyle hiçbir hakkın alınmayacağını bildiği için artık direnişin kaçınılmaz bir  gerçek olduğunu vurguluyor. Ayrıca tecrübe de edildi ki direniş artık çok güçlüdür, İsrail direnişinin karşısında aciz kalmıştır. Dolayısıyla herkesi, bütün İslam ülkelerini özellikle gençleri bu direnişe her türlü destek vermeye davet ediyor ve direniş güçlendikçe sadece Filistinliler kazanmayacaktır, İslam coğrafyası kazanacaktır, bütün Müslümanlar kazanacaktır. Bunun altını Rehber'imiz çizerek şunu ifade ediyor ki Filistin'de tek yol direniştir. Filistin'in özgürlüğü için, Kudüs'ün özgürlüğü için İslam ümmetinin izzeti için tek yol direniştir. Başka yol olmuş olsaydı rehber orada zaten beyan ediyor helal ve meşru bütün yollara başvurmak gerekir. Ancak bunun içerisinde müzakere yoktur çünkü müzakere her zaman Müslümanlar kaybettirdi, Filistinlilere kaybettirdi. Onun için bölgenin de gerçeği ve o gerçek doğrultusunda Rehber'in tespiti şudur ki Filistin ve Kudüs'ün özgürlüğü için tek yol direniştir. Tarih de bize bu dersi öğretmişti ve bunu da yapacak olan gençliktir. 

Rehber'in konuşma sahnesinde "Kudüs'te namaz kılacağız yakında" cümlesi çok dikkat çekici bir cümleydi. Böyle bir tablonun altında mesaj vermesi dünya Müslümanlarına önemli bir mesajdı ve konuşmasının sonunda şehitleri tek tek anması Şii- Sünni şehitlerin önde gelen isimlerini anması ve onlara özellikle şehit Kasım Süleymani'ye fatiha okutarak bitirmesi de rehberin şehitlere ve şehitlerin kanının ne kadar değerli olduğunu gösteren çok önemli bir duruştu .

4- Ayetullah Hamanei’nin önerilerinin Filistin'in özgürleşmesi için mücadele eden gençler üzerinde ne gibi etkileri olacaktır?

Rehber'in her zaman her konuda olduğu gibi gençliğe vurgusu ve gençliğe olan güveni burada da kendisini göstermiştir. Filistinli gençler, bölgedeki bütün gençler bu davayı, bu direnişin en güzel şekilde sürdürecek güçlerdir. İster kültürel alanda olsun ister ekonomik alanda olsun ister savaş alanında olsun ister direniş cephesinde olsun gençliğin rolünü Rehber açık bir şekilde beyan ediyor. Tekrar ediyorum direnişin tek yol olduğunu bütün dünyaya haykırmış oldu bu Dünya Kudüs Günü'nde. Kudüs Günü'nde beyan ettiği "Kudüs'te namaz kılacağız" tablosu önemliydi, Kudüs şehitlerini anması önemliydi, şehitlerin ne kadar değerli olduğunu ve özellikle şehit Kasım Süleymani'yi de anması bu Kudüs şehitlerinin derecesinin ve direnişin bugüne kadar başarısının sırrı olduğunu da beyan etmiş oldu. 

Etiketler: İslam ، Müslüman ، Kadir Akaras ، ،
İsim:
Email:
* Yorumunuz:
* captcha: