IQNA

12:31 - April 30, 2022
Haber kodu: 3476053
Her yıl mübarek Ramazan ayının son Cuma günü, Kudüs Günü Müslümanlar tarafından düzenleniyor, insanlar sokaklara dökülüyor, İsrail karşıtı sloganlar atıyor ve Filistin halkına desteklerini ilan ediyor.

Kültürel bir aktivist olan Ali Marufi, Kudüs Günü vesilesiyle IQNA'ya "Kudüs Günü ve Filistinli çocukların üzgün yüzü" başlıklı özel bir notta Filistinli çocukların içinde bulunduğu kötü duruma değinerek ‘’ Her yıl mübarek Ramazan ayının son Cuma günü, Kudüs Günü Müslümanlar tarafından anılıyor, insanlar sokaklara dökülüyor, İsrail karşıtı sloganlar atıyor ve Filistin halkına desteklerini ilan ediyor.

Genellikle İran’da diğer İslam ülkelerine göre daha fazladır. Oruç ayının son Cuma günü, dudakları kuru, kalpleri sevgi dolu ve güçlü kollarla oruç tutanlar, İsrail rejimine karşı sloganlar atarak ve Filistin'in kurtuluşunu talep ederek tek sıra halinde duruyorlar.

Filistin krizi, İngilizlerin Birinci Dünya Savaşı sırasında ülkeyi işgal etmesi ve Filistin üzerindeki 28 yıllık egemenliğiyle şekillendi. Bu ülkenin 14 Mayıs 1948'de Filistin'den çekilmesi ve aynı gün sahte İsrail devletinin kurulması ve ardından Filistin topraklarının bazı bölümlerinin Siyonist rejim tarafından işgal edilmesiyle Filistin trajedisi tamamlanmış oldu.

Bu krizin merkezinde, başta Filistinli çocuklar olmak üzere sivillerin haklarının ihlali var. Ezilen Filistinli çocukların çoğu yoksulluk sınırının altında ve yerinden edilmiş durumda.

Siyonist rejim, insan hakları anlaşmalarının uygulanmasında hiçbir kanuna veya anlaşmaya bağlı kalmamakta, sadece kendi koyduğu kuralları uygulamaktadır.

Çok sayıda savaş, vahşi saldırı, tecavüz ve günlük bombalamalar, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistinlilerin durumunu insani bir felaketin eşiğine getirdi . Filistinli çocukların durumunu gözlemleyen ve Siyonistlerin insanlık dışı saldırganlığını önlemenin bir yolunu düşünen insan hakları savunucuları olmadan çocuklar, ebeveynlerin ve aile üyelerinin kaybından, yoksulluktan, yoksunluktan ve açlıktan muzdarip, toplumdaki en savunmasız kişiler arasındadır.

Siyonist rejimin tüm bu suçları ve günlük saldırıları, uluslararası toplumun ve insan haklarının sessizliğinin gölgesinde gerçekleşiyor ve ne yazık ki çocukların haklarını koruduğunu iddia eden örgütler, ABD'nin kararları ve Siyonist rejimin öfkesi İsrail düşmanlığı korkusuyla hiçbir adım atmıyorlar. Bu sırada Filistin çocukları, babalarının cesaretini ve yiğitliğini gördüklerinde, kardeşlerinin ve babalarının yolundan devam edip Siyonist düşmanın gözünde bir diken haline geliyor.

Batı Şeria ve Gazze'deki kamplarda yaşayan yerinden edilmiş kişiler üzerine yapılan araştırmalar, bu çocukların %90'ından fazlasının sağlıklarının iyi olmadığını gösteriyor. Muslukların önünde tanklarını kovalarla doldurmak için bekleyen çocukların uzun kuyrukları, Gazze Şeridi'nin en yaygın görüntülerinden biri.

Gazzeli çocuklar en temel hakları olan eğitim hakkından mahrum bırakılıyor ve hatta Birleşmiş Milletler'in işlettiği okullar bile kaynak yetersizliği nedeniyle kapatılıyor. Eğitimden yoksunluk, çocuklar için birçok hastalığa neden olmakta ve onlar için birçok psikolojik, politik, kültürel, sosyal ve güvenlik sorunu yaratmaktadır.

Filistinli aile çocuklarına yiyecek, eğitim ve geçim kaynağı sağlayamazken, harabelerde ve çok sayıda Siyonist bombalamanın yıktığı evlerde yaşarken, insan hakları savunucuları nasıl rahat evlerde ve yataklarda yaşayabilirler?

Keşke mutlu anlarımızda o ıstırap çeken çocuğun, iç çekip inleyen o annelerin huzursuzluğuna, masumiyetine dikkat etsek belki iç vicdanımız bir uyansa ve onların gözyaşları ve kanlarını görerek mutlu anlarımıza ortak olabilsek.

Elbette, Kudüs'ün işgalci Siyonist rejimden kurtuluşuna tanık olacağımız gün de gelecektir.

4052763

İsim:
Email:
* Yorumunuz:
* captcha: