IQNA

Ayetullah Fazıl Lenkerani:

Kur’an’a saygısızlık edenler bu ilâhi kitabın siyasi ayetlerine karşıdır

15:37 - March 12, 2023
Haber kodu: 3479597
Ayetullah Lenkerani Kur’an’a hakaret edenlerin namaz, oruç ve hac ayetlerine değil siyasi ayetlerine karşı çıktığını söylüyor.

Kur’an’a saygısızlık edenler, bu ilâhi kitabın siyasi ayetlerine karşıdırIQNA’nın haberine göre, Ayetullah Muhammed Cevad Fazıl Lenkerani bir okulda düzenlenen etkinlikte konuşma yaptı. Özet metin şöyledir:

Hilafeti tekvini insanlar içindir ama hilafeti teşrii müminlere, salihlere ve alimlere mahsustur.

Enbiyâ suresi 105 ayetinde şöyle buyruluyor:” Andolsun zikirden sonra Zebûr’da da, “Yeryüzü iyi kullarıma kalacaktır” diye yazmıştık.” Bir diğer surede şöyle buyruluyor: “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur.”  (Nur:55)

Hilafet-i Teşriî; Allah’ın bir kişi veya kişilere bir hükümet kurmasına ve insanları yönetmesine izin vermesidir.

Enbiyâ suresin 105. ayetinin açıklamasının örneği İmam Mehdi’nin zuhuru sırasında gerçekleşecektir ama başka zamanlarda da örnekleri olabilir. 1979 İslam Devrimi ve İmam Humeyni’nin hareketi ya da zorunlu savaş döneminde mücahidlerin cihadı  kutsal mekanları savunmaları bunun açık örnekleridir. Bu ayet-i kerime, her zümrenin kendi zamanında böyle düşünebileceğini ve dini bir hükümet kurma arayışına girebileceğini insanlara vaat etmektedir.

Dinde en önemli mesele hükümet meselesidir. Kur’an ayetleri, hükümetin gerekliliğine açıkça işaret etmekte olup ‘leyestahlifennehum fil ardı ‘ ibaretiyle insanın yeryüzündeki hilafetini beyan eder.

Kur’an-ı Kerim’e saygısızlık ve hakaret edenler namaz, oruç, hac ile ilgili ayetlere değil, kitabın siyasi ayetlerine karşıdırlar. Onlar Maide suresi 55. ayetine: “Sizin velîniz ancak Allah’tır, peygamberidir, bir de Allah’ın emrine boyun eğerek namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren müminlerdir.” Veya Nisâ suresi 141. ayetine muhaliftirler: “Sizi gözetleyip duranlar; eğer size Allah’tan bir zafer nasip olursa, “Sizinle beraber değil miydik?” derler. Kâfirler kazançlı çıkarsa (bu defa onlara) “Üzerinize kol kanat gerip müminlerden sizi korumadık mı?” derler.” Eğer bu cihad ayetinde, iyiliği emredip kötülükten sakındırma ve Musa’nın Firavun’la mücadelesi ayetleri Kur’an’da olmasaydı, onlar Kur’an’a karşı çıkmazlardı.

İmam Humeyni (ra) sadece yozlaşmış ve zalim Pehlevi hükümetini yıkmakla kalmadı, onun hareketi Kur’an ayetlerinin uygulanması ve İslam yönetiminin gerçekleştirilmesi doğrultusunda bir hareketti. İnsanlara dinin sosyal yönü hakkında bilgi vermeli ve dinin sadece namaz ve oruçtan ibaret olmadığını anlatmalıyız. İnsanları yönetmek isteyenlerin mümin mi yoksa kâfir mi olduğu önemli bir meseledir. İslam, kafirin ve Allah’a itaat etmekten büyük ölçüde çıkıp dinin sınırlarını aşan kimsenin Müslümanlara hükmetmesine izin vermez.

4127036

captcha