IQNA

Siyonistlerin Kudüs’teki kazıları ve İslam eserlerin yok edilmesi

10:15 - November 27, 2025
Haber kodu: 3489644
IQNA - Siyonist rejim, Kudüs’ün kimliğini değiştirmek, onu Yahudileştirmek ve İslam eserlerini yok etmek amacıyla onlarca yıldır özellikle Mescid-i Aksa’nın içinde ve çevresinde kapsamlı kazılar yürütüyor.

El Cezire’ye göre, Mescid-i Aksa’nın altında ve çevresinde kazılar birkaç dönemdir devam ediyor, ancak Haziran 1967 savaşında Siyonist İsrail rejiminin Kudüs’ü işgal etmesinin ardından kazıların hızı önemli ölçüde arttı. 

O zamandan beri İsrail yetkilileri, kapsamlı kazı ve tünel ağları inşa etmeye devam etti. Bu kazılar ejimin Eski Eserler Kurumu ve en önemlisi El-Ad Örgütü olmak üzere çeşitli yerleşimci örgütleri tarafından finanse ediliyor.

Kesin arkeolojik kanıtların bulunmamasına rağmen, İsrail anlatıları bu faaliyetlerin Davut Şehri olarak adlandırılan kalıntıları ortaya çıkarmayı amaçladığını iddia ediyor.

İşgalci güçler, bu tünelleri propaganda amaçlı kullanmanın bir parçası olarak, söz konusu tapınakla ilgili programların yanı sıra ziyaretçileri çekmek için sesli ve görüntülü gösteriler düzenliyor.

Kudüs’teki İlk Kazılar

Arkeolog De Soussi liderliğindeki ilk Fransız kazı ekibi 1863 yılında Kudüs’e geldi. Ekip, Eski Şehir surlarının dışında, Yahudilerin MÖ 1000 civarında olduğuna inandıkları Davut dönemine ait olduklarını iddia ettikleri kraliyet mezarlarını keşfetti.

Dört yıl sonra, 1865’te kurulan İngiliz Filistin Araştırma Fonu, Albay Charles Warren liderliğinde düzinelerce alanda kapsamlı bir kazı serisi başlattı. Kazılar, sözde tapınağın kalıntılarını aramak amacıyla Mescid-i Aksa ve Silvan mahallesine odaklandı.

Aynı dönemde Alman mühendis Konrad Schick, Filistin Araştırma Fonu ile işbirliği yaparak Süleyman Mağarası, Beytesda Havuzu ve Roma su kemeri gibi önemli arkeolojik alanları ortaya çıkaran birçok kazı çalışması gerçekleştirdi.

Sonraki yıllarda kazılar devam etti. 1967’de Kudüs’ün işgalinin ardından İsrail Din Hizmetleri Bakanlığı, Mescid-i Aksa'nın batı duvarının altında, kuzeye doğru Emevi Sarayları bölgesine kadar uzanan kapsamlı kazılar başlattı. Zamanla bu kazılar, derin ve geniş bir tünel ağına dönüştü.

Kudüs meseleleri uzmanları, Mescid-i Aksa surlarının altında ve çevresinde çok sayıda kazı ve tünelin varlığına dikkat çekiyor. Bu tünellerden bazıları, caminin zemininden yaklaşık 9 metre derinlikte kaya tabanına kadar uzanıyor ve yapının sağlamlığına doğrudan tehdit ediyor.

Kazı çalışmalarının gizlilik içinde yürütülmesi nedeniyle, bu tünellerin tam kapsamını belgelemek zor.

İbrani Üniversitesi, 1967 yılı sonlarında Mescid-i Aksa’nın güney duvarının altında 70 metre uzunluğunda ve 14 metre derinliğinde kapsamlı bir kazı başlattı. Kazılar, kadınlar mahfili, İslam Müzesi ve El-Fahri Minaresi’ni de kapsıyordu. Kazılar, güney duvarında ve caminin bazı kısımlarında gözle görülür çatlaklara yol açtı. Kazılar sırasında Roma ve Bizans kalıntılarının yanı sıra Emevi dönemine ait İslami eserler de ortaya çıkarıldı.

İşgalci rejim bu kazıları 80 metre daha genişleterek caminin kuzeyinden Bab el-Meğrabi’ye kadar ilerletti.

Mescid-i Aksa’nın güneydoğusunda 1973 yılında kazılar başladı ve bir yıl boyunca devam etti. Kazılar, caminin güney duvarından geçerek doğuya doğru yaklaşık 80 metre uzandı.

Siyonist rejim 21 Ağustos 1981’de, Bab el-Kattanin’den doğuya doğru Kubbet-üs-Sahra’ya uzanan ve Albay Warren tarafından 1867’de keşfedilen  tüneli yeniden açtı.

Kazı çalışmaları Mescid-i Aksa içerisinde bulunan Kayıtbay Kuyusu’nun bulunduğu bölgeye ulaşınca, Kudüslüler kazı çalışmalarını engellemek için oturma eylemi başlattı.

Tünelin yeniden açılmasının amacı, güzergahını Kubbet-üs-Sahra’nın tabanına kadar genişletmekti. Tünel alanının üzerindeki Mescid-i Aksa’nın batı revakında oluşan çatlaklar nedeniyle, İslami Vakıflar müdahale ederek yapısal hasarı önlemek için girişi betonarmeyle kapattı.

Mescid-i Aksa avluları altındaki kazılar: Bunlar arasında, avluların altındaki alan üzerindeki kontrolü genişletmek amacıyla üst toprağın düzleştirilmesi ve sözde bir ‘tapınak’ı tasvir eden haritaların çizilmesi yer alıyordu.

Resmi kurumlar, İsrailli yerleşimci örgütleri ve arkeologlar, Mescid-i Aksa çevresindeki kazılara katılmış, desteklemiş ve denetlemişlerdir.

İşgalcilerin bu kazılardaki amaçları:

Kudüs’teki Yahudilerin tarihsel varlığını kanıtlamak için Yahudi kalıntılarını aramak.

Üçüncü Tapınak’ın inşası fikrini desteklemek için bir ön hazırlık olarak Birinci veya İkinci Tapınak’a dair kanıt aramak.

Emevi saraylarının yakınındaki Mescid-i Aksa surlarına kadar kazıları genişletmek.

İsrail’in Kudüs hakkındaki anlatısını güçlendirmek için arkeolojik bulguları İbrani dönemine bağlayarak sahte bir İbrani tarihi yaratmak.

Mescid-i Aksa çevresini Yahudileştirmek ve tarihi ve kültürel anıtlarını gizlemek.

İslam ve Arap kalıntılarını ortadan kaldırmak ve yok etmek.

Şehrin Yahudileştirilmesini pekiştirmek için Yahudileri Filistin’e çekmek.

Kudüs’te tarihi bir Yahudi şehri kurmak.

Mescid-i Aksa’nın altına sinagoglar ve Talmud tapınakları inşa etmek.

Mescid-i Aksa’yı yıkma amacıyla yapısal bütünlüğünü tehdit etmek.

İsrail’in yer üstü ve yer altı üzerindeki kontrolünün sağlamlaştırmak.

İsrail’in Mescid-i Aksa çevresindeki kazılarıyla ilişkili tehlikeler:

Mescid-i Aksa’nın temellerine yönelik tehdit, her an yıkılmasına yol açabilir.

Kudüs’te Arap ve İslam tarihini silme girişimi.

Kazılar sırasında bulunan İslami, Hristiyan ve Arap eserlerinin çalınması.

Arap ve İslam dönemlerine ait antik katmanların tahrip edilmesi.

Mescid-i Aksa’nın altındaki alanın Siyonist projeye hizmet edecek yerleşim yerlerine dönüştürülmesi.

Filistinlilerin tepkileri

Mescid-i Aksa Müdürü Şeyh Ömer El-Kisvani, 7 Nisan 2016 tarihinde İslami Evkaf İdaresi’nin kazılar hakkında bilgi topladığını ve bunları Ürdün Evkaf Bakanlığı’na sunduğunu belirterek Bakanlığın da kazıları ve tarihi eserlere, Mescid-i Aksa’ya ve Kudüs’ün Eski Şehri'ne yönelik saldırıları durdurmak için diplomatik baskı uygulanması amacıyla Dışişleri Bakanlığı ile temas halinde olduğunu söyledi.

UNESCO Dünya Miras Komitesi, Temmuz 2017’de İsrail Eski Eserler Kurumu’nun Kudüs’te gerçekleştirdiği kazıları kınadı.

Kudüs Valiliği, 22 Ekim 2015’te yaptığı açıklamada, söz konusu kazıların Filistin’in tarihi ve dini alanlarını hedef aldığını ve statükoyu ihlal ettiğini vurgulayarak, bu kazıların tehlikeleri konusunda uyarıda bulundu.

Valilik, bu eylemlerin, kutsal mekanlar üzerinde İsrail denetimi kurmayı ve şehrin geleceğini ve Filistin kimliğini tehdit etmeyi amaçladığını, bunun da Eski Şehri Yahudileştirme ve özelliklerini değiştirme yönündeki uzun vadeli siyasi bir projenin parçası olduğunu belirtti.

 4319105

captcha