
El Cezire’nin haberine göre, caminin yeniden yapılandırılmasının ardından ilk Cuma namazının eda edilmesiyle eski hayat dolu atmosferine kısmen de olsa kavuştu.
Ömer Ulu Camii, sadece bir ibadet yeri olmaktan öte, Gazze’nin zengin tarihine canlı bir tanık niteliğindedir.
İbadet edenlere göre, cami, çevresindeki tarihi mekanlar ve eşsiz İslami mimarisiyle eski şehrin sembolüdür.
Ömeri Camii’nin yeniden inşasından sorumlu Şeyh Tarık Haniye konuşmasında caminin, uzun tarihi boyunca altı ardışık tarihi aşamadan geçtiğini belirterek ilk olarak bir putperest tapınağı, daha sonra erken dönemlerde bir kilise ve ardından Ömer ibn Hattab halifeliği döneminde bir cami olduğunu dile getirdi.
Caminin, farklı tarihsel dönemlerde Haçlılar, Bizanslılar ve diğerleri tarafından defalarca yıkıldığını ifade eden Haniyeh son yıllarda ise saldırılar ve yıkımların doruk noktasına ulaştığını söyledi.
Şeyh Tarık Haniye konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Bu caminin yeniden açılması sadece mimari veya mühendislik başarısı değil, aynı zamanda Gazze’deki manevi yaşamın onu ortadan kaldırmaya yönelik tüm çabalardan daha güçlü olduğuna ve kuşatma ve saldırının şiddetine bakılmaksızın Allah’ın evlerinin ibadet edenlerle dolu kalacağına dair açık bir mesajdır.”
4325321