IQNA

Kur’an’nın yakılmasının ardından İsveç dilinde Kur’an çevirilerine talepler arttı

8:45 - December 29, 2025
Haber kodu: 3489959
IQNA – Stockholm’deki Büyük Cami önünde Kur’an’ın yakılması olayından sonra, İsveççe Kur’an-ı Kerim çevirilerini satın alma talepleri önemli ölçüde arttı .

alkompis sitesinin haberine göre,  Stockholm Büyük Camii önünde Kur’an yakılmasının ardından İsveççe Kur’an- ı Kerim tercümesi satın alma talepleri önemli ölçüde arttı ve belki de bu, İsveç’teki bu trajik olayın olumlu etkilerinden biridir.

İsveç’te yıllar boyunca birçok Kur’an çevirisi yapılmış olup birçok kişi, bu Avrupa ülkesindeki Müslümanlara Kur’an-ı Kerim’in kavramlarını sunmak için büyük çaba sarf etmiştir.

Halihazırda İsveç diline Kur’an-ı Kerim’in 8 farklı çevirisi bulunmakta olup ilk çeviri 18. yüzyılda son çevirisi 2022’de İskandinav Eğitim Vakfı’nın kurulmasından sonra, bu yüzyılda yapılmıştır.

Kur’an’nın İsveç diline her çevirisinin birbirinden farklılıkları vardır. Şaşırtıcı olan, mevcut çevirilerin yarısından fazlasının Müslüman olmayan İsveçliler, Yahudilik ve Hristiyanlık da dahil olmak üzere diğer dinlerin mensupları tarafından yapılmış olmasıdır. Çünkü bu kişiler  Kur’an hakkında bilgi edinmeye çok ilgi duymuş ve aynı zamanda topluluklarına karşı sorumluluk hissetmişlerdir, bu yüzden Kutsal Kur’an’ı İsveç diline çevirmiş ve yayınlamışlardır.

İsveçli oryantalistler tarafından çevirilen Kur’an-ı Kerimler

1. Kur’an’ın ilk ünlü tercümesi Piskopos Johan Adam Tingstadius (1748-1827) tarafından yapılmıştır, ancak hiçbir zaman yayınlanmamıştır.

2. İsveç diline yapılan ilk yayınlanmış çeviri Johan Fredrik Sebastian Kronstolp (1801-1882) tarafından yapılmış ve 1843’te yayınlanmıştır.

3. 1873 ve 1874 yılları arasında Carl Johan Turnberry (1807-1877) yeni bir çeviri sundu.

4. 1917’de Kur’an’ın İsveç diline tam çevirisi yayınlandı.

5. 1961 yılında, Ake Ollmark tarafından yapılan Kur’an’ın bazı bölümlerinin İsveççe çevirisi yayımlandı.

6. Eski İsveçli diplomat Muhammed Knut Brannström tarafından 1998 yılında tefsirli yeni bir Kur’an çevirisi olan “Koranen Budeskap” veya “Kur’an’ın Mesajları” yayımlandı, ardından 2000 yılında ikinci baskısı çıktı.

Bu çeviri El-Ezher Üniversitesi İslam Araştırmaları, Yazı ve Çeviri Bölümü’nden resmi onay almasıyla diğer çevirilerden ayrışmaktadır.

Brannström, tefsire ek olarak Kur’an’ın orijinal Arapça metnini de eklemiştir. Çeviri İslam öğretileriyle çelişen birçok tefsir, dipnot ve açıklama içermektedir.

Medine İslam Üniversitesi mezunu Dr. Abdullah Al-Suveydi, yüksek lisans tezinde bu çevirideki doktrinsel hataları ayrıntılı olarak açıklamıştır.

7. İsveç diline yapılan bir diğer çeviri ise Konite Sadaka tarafından “Kur’an-ı Kerim” başlığıyla yapılmıştır. Bu çeviride her sayfa iki sütuna bölünmüş olup sol sütunda Kur’an’ın İsveç dilinde çevirisi, sağ sütunda ise Kur’an’ın Arapça metni yer almaktadır.

8. İskandinav Eğitim Vakfı ayrıca 2022 yılında DEN ÄDLA KORANEN (Kur’an-ı Kerim) adlı bir çeviri yayınladı. Bu, Kur’an-ı Kerim’in İsveç dilindeki en yeni çevirisidir.

Kur’an’nın yakılmasının ardından İsveç dilinde Kur’an çevirilerine talepler arttı

Kur’an-ı Kerim nasıl tercüme edilmeli ?

İsveç’te dinler tarihi profesörü olan Jan Eyarpe “Bir müminin dini hayatındaki en önemli görevi, Kur’an’ı Arapça metninden, tecvid kurallarına uyarak, huşu içinde okumasıdır. Dolayısıyla, Arap alfabesiyle yazılmış olan Kur’an metni kutsal bir metindir.” der.

Kur’an-ı Kerim çeşitli vesilelerle tertille ve güzel Arapça ile okunmaktadır, ancak dünyadaki çoğu Müslüman, muhteşem güzelliğine rağmen onu anlamamaktadır. Kur’an metninin anlaşılabilmesi için tercüme ve tefsir edilmesi gerekmektedir.

Christopher Toll, 2005 yılında yayınlanan “Kur’an’ın İsveç Diline Çevrilmesi” başlığı altındaki makalesinde, Vahiy Kelma’ını İsveç diline çevirenlerin tarihine ve şahsiyetlerine kapsamlı olarak ele almıştır. İsveç’teki akademik makaleler ve tezler de Kur’an’ın Latince veya İsveç diline çevrilmiş bölümlerini incelemiştir.

18. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın ilk on yıllarına kadar, bu tezler birçok yüksek lisans tezinin temelini oluşturmuş ve çok sınırlı bir öğretmen ve öğrenci grubu tarafından kullanılmıştır.

Arapça dilindeki makaleler, Yunanca da dahil olmak üzere Doğu dilleri konusuyla ilgiliydi ve Arapça, özellikle İncil’in yorumlanmasında ve kilise piskoposlarının çalışmalarında kullanılan İbranice ve Süryanice gibi Semitik dillerle karşılaştırma için hayati önem taşıyordu.

Kur’an araştırmaları açısından, Ludovico Maracci’nin 1698’de yaptığı Latince çeviriler çok uzun süre büyük önem taşıdı. Kur’an’ın tam çevirileri Latince, İngilizce, Almanca ve Fransızca olarak halkın kullanımına sunulmuştu.

İsveç hükümeti zamanla Doğu bilimlerine daha fazla ilgi göstermeye başladı ve bu ilgi, 1889’da Kral Oscar II’nin katılımıyla Stockholm’de düzenlenen Uluslararası Doğu Konferansı ile doruk noktasına ulaştı.

Aynı zamanda üniversiteler de bu alana daha geniş bir yaklaşım benimsemeye başladı. Bu dönemde, Lund Üniversitesi’nde Doğu dilleri profesörü olan Carl Johannes Thornberg, 1873-74 yıllarında Kur’an-ı Kerim’in İsveç diline çevirisini broşürler halinde yayımladı.

Thornberg, 19. yüzyılın ortalarında Avrupalı ​​oryantalistlerle yakın ilişki içindeydi. Kur’an metninin kesin ve ayrıntılı yorumlarını içeren çevirisinin orijinal metnine bazı yorumlayıcı eklemeler yaptı ve ayrıca açıklamalar da ekledi.

Zetterstéen’in çevirisi

1895’ten 1904’e kadar Lund Üniversitesi’nde Doğu dilleri profesörü, ardından 1931’e kadar Uppsala’da Semitik diller profesörü olan Karl Vilhelm Zetterstéen, dikkat çekici bir çeviri ortaya koydu.

Kur’an’nın yakılmasının ardından İsveç dilinde Kur’an çevirilerine talepler arttı

20. yüzyılın ikinci yarısına ait çeviriler

Ake Ullmarks, 1961’de Ludwig Ullmann’ın 1840 tarihli Almanca çevirisine dayanarak Kur’an’ın bazı bölümlerinin çevirisini yeniden yazdı. Bu çeviriler önemli ölçüde güvenilmezdir.

1988’de Ahmediyye’nin inançlarına dayanan, Kur’an’ın içeriğine dair yorumlarını yansıtan ve sınırlı bir kitleye hitap eden bir İsveç diline çevirisi de yapılmıştır. İsveç İslam otoriteleri bunu sapkın veya İslam dışı olarak değerlendirmektedir.

İsveç’te şu anda, 20. yüzyılda olmadığı gibi, büyük bir Müslüman nüfus bulunmaktadır. Günümüzde oldukça seküler ve aynı zamanda çok dinli olan İsveç diline Kur’an çevirisi farklı bir hedef kitleye hitap etmektedir.

İsveçli diplomat Brannström, Madrid ve Rabat’ta iki kez büyükelçilik görevinde bulundu. 1980’lerin ortalarında İslamiyet’i kabul eden Bernström, toplumun Kur’an-ı Kerim’in  İsveç diline yeni bir çevirisine ihtiyaç duyduğunu gördü. Zetterstéen 20. yüzyılda öğrenciler ve akademisyenler için Kur’an’ı çevirmeye başladığında, Bernström, 6. yüzyılda Arap Yarımadası’nda ortaya çıkan Kur’an’ın  kavramlarını modern Müslümanların nasıl anlayabileceğini merak etti. Brannström’ün hedef kitlesi İsveçli Müslümanlardı.

Brannström ‘ün dindar yetiştirilmiş olup 1919’da Protestan-Katolik bir ailede doğdu ve küçük yaşta Katolikliğe geçti. Ancak 1960’larda, İkinci Vatikan Konsili “güncellemek” sloganını benimsediğinde, Katoliklik sorunlu bir hale geldi. Bu slogan, dinin sabit ve kalıcı bir şey olduğu fikriyle çelişiyordu.

Brannström’ün Fas’ta kalışı çok önemliydi. Orada İslam’ın ve Kur’an’ın, ebediyen kutsal olan Arapça metninin kalıcılığını buldu. Ama bu kutsal metni nasıl anlayabilirdi?

Yahudilikten İslamiyet’e geçen Muhammed Esad’ın 1980 yılında yazdığı “Kur’an’ın Mesajı” adlı kitap, Bernström’e Kur’an çevirisinde büyük ölçüde yardımcı oldu. Esad, “Kur’an’ın Mesajı”nda düzenlenmiş ve tamamlanmış bir tefsir sunmuştur.

İsveçli dinler tarihi profesörü Jan Eyarpe’ye göre bu bir çeviri değil, yeniden yazım.

 4324613

captcha