
El Cezire’nin haberine göre, yaklaşık 50 bin Müslümanın yaşadığı bir ülkede, acı hayatın kendisiyle bitmiyor, son vedaya kadar uzanıyor. Ülkede son veda bile Müslümanların topluma kabulü ve entegrasyonu için ciddi bir sınav haline geliyor.
Prag gibi büyük şehirlerde Müslüman topluluklar, hâlâ bağımsız İslami mezarlıklardan mahrum ve kamu mezarlıklarındaki dar alanlarla yetinmek zorunda kalıyorlar.
Bu sadece bir defin krizi değil aynı zamanda ölümün kimlik ve hak mücadelesinin bir uzantısı haline geldiği bir tür sessiz dışlanmayı da ortaya koyuyor. Cumhuriyet içindeki Yahudilerin yaklaşık 380 özel mezarlığa sahip olduğunu fark ettiğimizde bu paradoks daha da belirginleşiyor.
Prag Belediyesi bu sorunun nasıl çözüleceğine dair bir açıklama yaparak, tamamen bağımsız bir İslami mezarlığın tahsis edilmesinin öncelikle Müslümanların dini bir azınlık olarak tanınmasını gerektirdiğini belirtti. Bunun için en az 10.000 imza toplanması ve bunların uzman bir kuruluşa sunulması gerekecek.
Konuyla ilgili diğer departmanlar da bu konuda belirsiz ve bazen tereddütlü cevaplar veriyorlar.
Çek Cumhuriyeti Müslümanlar Birliği’nden Vladimir Senka “Yıllar boyunca, özellikle Müslümanlar için bir mezarlık tahsis edilmesine yol açabilecek birçok yol denendi, ancak hepsi başarısızlıkla sonuçlandı.” diyor.
Birlik, İslami Vakıf veya herhangi bir İslami dernek bir arsa satın alıp mezarlığa dönüştürmeye karar verse bile, ilgili belediyelerin onayı yine de gereklidir. Belediyeler, arazinin Müslüman mezarlığı için ayrıldığını öğrenir öğrenmez, talebi reddederler.
Senka, mezarlıkların tahsisi konusunun daha karmaşık olmaya devam edeceğini ve bu sorunu çözmek istemeyenler olmasından dolayı sürece, bazı belediyelerden gelen idari engellerin, Müslümanlar için ayrı mezarlıkların tahsis edilmesini engellemeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
4326252