
Ancak ABD’nin toplantıda yer almaması, İngiltere’nin girişiminin sınırlılıkları ve somut adımların çatışmaların sona ermesine ertelenmesi, söz konusu görüşmeyi diplomatik bir inisiyatiften ziyade Batı’nın mevcut stratejik çıkmazına verilen bir yanıt olarak öne çıkarıyor.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın başkanlık edeceği toplantıya yaklaşık 35 ülkenin katılması bekleniyor. Toplantının gündeminde, Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının güvenliğinin yeniden tesis edilmesi ve geçişlerin normalleşmesi yer alıyor. Buna karşın, krizin tırmanmasına neden olduğu öne sürülen süreçte yer alan Amerika Birleşik Devletleri’nin toplantıda bulunmaması dikkat çekiyor.
Diplomatik çevrelerde, Londra’daki girişimin mevcut koşullar altında Batı’nın kontrolü dışında gelişen bir krizin yönetilmesi çabası olduğu değerlendirmesi yapılıyor. ABD’nin doğrudan sorumluluk üstlenmekten kaçındığı, Avrupa ülkelerinin ise ortak bir stratejik tutum oluşturmakta zorlandığı belirtiliyor. Ekonomik ve denizcilik alanında artan baskılar ise bölgedeki gerilimi daha da derinleştiriyor. Bu çerçevede Londra’daki toplantının, Batı içinde koordinasyon görüntüsünü koruma, maliyet paylaşımı sağlama ve zaman kazanma amacı taşıyan bir diplomatik girişim olduğu ifade ediliyor. Ancak sürecin, Washington’un stratejik çıkmazının etkisi altında şekillendiği ve bu durumun toplantının etkinliğine yönelik soru işaretlerini artırdığı değerlendiriliyor.
IRNA