IQNA

Sekiz İslam ülkesi Mescid-i Aksa’ya yapılan saygısızlığı kınadı

8:15 - April 26, 2026
Haber kodu: 3490700
IQNA – Mısır, Ürdün, BAE, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar Dışişleri Bakanları ortak bir bildiri yayınlayarak Kudüs’te İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarının işgalciler tarafından tarihi ve hukuki statüsünü ihlal etmeye yönelik tekrarlanan eylemlerini kınadı.

Filistin Bilgi Merkezi’nin aktardığına göre, açıklamada yerleşimcilerin ve aşırılıkçı Siyonist rejim tarafından Mescid-i Aksa’ya yapılan sürekli saldırılar ve işgalci rejim bayrağının bu mukaddes mekanın avlusunda dalgalandırılmasını kınayarak bu eylemlerin uluslararası ve insani hukukun açık  ihlali   olduğu vurgulandı.

Bu ülkelerin dışişleri bakanları bu eylemleri kışkırtıcı ve Müslümanlara hakaret olarak değerlendirdi.

Kudüs’ün kutsal yerlerin tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişime kesinlikle karşı olduklarını vurguladılar.

Mescid-i Aksa’nın 144 dönümlük arazisinin tamamının yalnızca Müslümanların ibadet ettiği bir yer olduğu ve Ürdün Evkaf Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi’nin bu kutsal mekanı yönetmek ve girişleri düzenlemekten sorumlu tek yasal kuruluş olduğu belirtildi.

Bakanlar ayrıca 30’dan fazla fazla yeni yerleşimin onaylanması dahil tüm yerleşim faaliyetlerini uluslararası Hukukun açıkça ihlali olarak değerlendirdiler.

Açıklamada yerleşimcilerin okullara ve çocuklara yönelik saldırılar dahil olmak üzere Filistinlilere yönelik şiddet kınanarak sorumluların hesap vermesi gerektiğinin altı çizildi.

Aynı halde Filistinlilerin ilhaki veya zorla yerlerinden edilmesi yönündeki her türlü girişim reddedilerek Siyonist rejimin işgal altındaki topraklarda egemenliğinin olmadığı vurgulandı.

Bakanlar ayrıca bu eylemlerin iki devletli çözümü baltaladığını, gerilimleri artırdığını ve istikrarı yeniden sağlama yönündeki çabaları engellediğini belirttiler.

Açıklamanın sonunda İslam ülkeleri Dışişleri Bakanları, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri çağrısında bulundu.

Ayrıca Filistin halkının meşru haklarına, özellikle de kendi kaderini tayin hakkına ve 4 Haziran 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs’ün başkenti olduğu bağımsız bir devlet kurma hakkına verilen dektek vurgulandı.

4348276

captcha