IQNA

40 günlük savaşta Çin nasıl bir duruş sergiledi? Türk uzman yanıtladı

15:58 - May 07, 2026
Haber kodu: 3490799
Mehr Haber Ajansı'na konuşan Türk uzman Gökhun Göçmen "Çin, ABD saldırılarının başlamasından bu yana İran’ın egemenliğine güçlü destek verdi"dedi.

ABD’nin İran’a karşı başlattığı savaşı ve bu ülkeye yönelik yaptırımlarını genişletmesi, Çinli şirketleri hedef alan yeni adımlar ve Hürmüz Boğazı çevresinde artan gerilim, bölgesel krizin küresel güç mücadelesiyle iç içe geçtiğine dair değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı. Bu süreçte İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin Pekin ziyareti ve Çin’in diplomatik tutumu da dikkatle izleniyor. 

Bu konu hakkında Türk uzman Gökhun Göçmen ile bir röportaj gerçekleştirdik: 

Mehr- ABD’nin İran’a yönelik baskı politikaları kapsamında Washington son haftalarda, İran petrolünün alımında rol oynadıkları gerekçesiyle “Hengli Petrochemical” dâhil beş Çinli şirket ve rafineriye yaptırım uyguladı. Buna karşılık Çin Ticaret Bakanlığı bu yaptırımları “yasa dışı” olarak nitelendirerek Çinli şirketlerin bunlara uymaması gerektiğini açıkladı. Bazı uzmanlara göre Pekin, ABD’nin hedefinin yalnızca İran petrolünü sınırlamak değil, aynı zamanda Çin’in küresel ekonomik etkisini baskılamak olduğunu düşünüyor. Bu çerçevede değerlendirmeniz nedir?

-ABD’nin dış politikadaki temel motivasyonu hegemonyasına rakip olarak gördüğü Çin ile hesaplaşmak. Bu güç rekabetinde elini güçlendirmek isteyen ABD, küresel enerji kaynakları ve güzergahı üzerinde egemenlik tesis etmek niyetinde. Ukrayna’da barış görüşmelerine rağmen Rus petrolüne daha sert ambargo yapılmasını talep eden ABD, Venezuela petrolünü kontrol altına almak için Venezuela lideri Maduro’yu kaçırmaktan çekinmedi. Trump yönetimi İran sahasında da benzer bir amaç güdüyor. Saldırılar ile İran’ı çökertmek ve petrol vanasının başına geçmek isteyen ABD bu hedefine ulaşamadığı için petrolü geçiş güzergahı olan Hürmüz’e abluka uygulamaya karar verdi. Washington yönetimin amacı sadece İran’ı ekonomik açıdan çökertmek değil aynı zamanda Çin’in enerji ithalatı üzerinde söz sahibi olmak. ABD aynı zamanda BRICS ve ŞİÖ üyesi olan İran’a saldırılar ile bu platformun da kurumsal olarak işlevsiz hale getirme amacını taşıyor. 

Mehr -  İran Dışişleri Bakanı’nın Trump’ın ziyaretinden önce Pekin’e yaptığı ziyaret ne anlama geliyor? Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yoğun olduğu bir dönemde gerçekleşen bu ziyareti nasıl değerlendiriyorsunuz?

-İran Dışişleri Bakanı Erakçi’nin ziyareti iki açıdan önemli. Birinci olarak Çin’in artık sadece Asya’daki bir ekonomik güç değil. Çin aynı zamanda 2023 yılından bu yana Batı Asya’nın önemli aktörü. 2023 yılında sağlanan İran ve Suudi Arabistan arasındaki normalleşme, geçen sene 14 Filistinli örgütün Pekin’de bir araya gelmesi bu bağlamda akla gelen ilk örneklerden. Bununla birlikte Suudi Arabistan ve BAE gibi aktörlerle Çin’in Çin-Arap zirveleri düzenlediği de anımsanmalı. Çin’in Batı Asya’da İran ile iş birliği ise Erakçi’nin belirttiği üzere savaş koşullarında da güçlenerek devam etti. Erakçi’nin ziyareti Çin’in bölgesel etkisini İran’ın ulusal çıkarları ile uyumlu olarak pekiştirmek açısından önemli. Erakçi’nin ziyaretinde Çin’in en tartışmalı konularından biri olan nükleer teknolojinin barışçıl amaçlarla kullanılması hususunda İran’a verdiği desteği, bölgesel bir güvenlik mimarisinin tesis edilmesi çağrısını önemli buluyorum. 

Erkaçi’nin ziyareti önemli kılan ikinci etken ise ABD Başkanı Trump’ın da yakın zamanda Çin’e gidecek olması. Erakçi’nin ziyaretinden tahminen 10 gün sonra yapılacak ziyarette İran meselesi de gündeme gelecek. 

Mehr - İran ile ABD arasındaki gerilim veya çatışma bağlamında Çin nasıl bir yaklaşım benimsedi? Özellikle diplomatik alanda Pekin’in Tahran’a verdiği destek hangi biçimlerde ortaya çıktı?

-Çin, ABD saldırılarının başlamasından bu yana İran’ın egemenliğine güçlü destek verdi, saldırıların hiçbir meşru gerekçesinin olmadığını belirtti ve BM’de İran aleyhine gelen tasarıları engelledi. Çin aynı zamanda bir yandan Pakistan’ı arabulucuk rolü teşvik ederken aynı zamanda Pakistan ile birlikte 5 maddelik bir yol haritasını gündeme getirdi. Benzer şekilde Çin lideri Xi Jinping de dört maddelik genel bir çerçeve çizdi. Çin medyasında yer alan bilgilere göre bu maddeler “barış içinde bir arada yaşam ve bölgesel güvenlik mimarisi, egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı, uluslararası hukukun uygulanması, güvenlik ve kalkınma dengesinin kurulması” olarak sıralanmıştı.

Çin’in önümüzdeki günlerde de bu çabasının devam edeceğini düşünüyorum. Bu çabalar temelde İran’ın izolasyonunu engellemekle birlikte kapsamlı bir anlaşmaya varılmasına da yardımcı olacaktır.

Etiketler: İran ، Amerika ، savaş ، Çin ، davranış ، destek
captcha