IQNA

Devrim Lideri'nden Meclis’in açılış yıl dönümüne özel mesaj: Ulusal birlik korunmalı

19:42 - May 28, 2026
Haber kodu: 3490994
Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney, İslami Şura Meclisi’nin ilk döneminin kuruluş yıl dönümü münasebetiyle yayımladığı mesajda, milletvekillerinin özellikle saygıdeğer Meclis Başkanı’nın ülkenin ilerlemesi yolundaki çabalarını takdir ederek, gerçek millet temsilcisinin milletin özünden ve görevlendirilmiş halk seviyesinde olması gerektiğini belirtti.

Lider ayrıca Ulusal birlik nimeti ve mevcut benzersiz toplumsal dayanışmanın korunmasının gerekliliğini vurgularken “İslam, devrim ya da İran’ın bağımsızlığı ve yüceliği için kalbi atan tüm fedakârların, bundan böyle daha fazla şekilde milletin birleşik ve kenetlenmiş saflarının korunması için çaba göstermeleri, haklı ya da haksız anlaşmazlıkları çekişme ve ayrılığa dönüştürmemeleri, söz ve fiilleriyle milletin birlik ve beraberliğinin sembolü olmaları gerekmektedir.” dedi.

İslam İnklabı Lideri’nin mesaj metni: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Mübarek Kurban Bayramı’nı ve İslami Şura Meclisi’nin ilk döneminin açılış yıl dönümünü aziz İran İslam milletine ve saygıdeğer İslami Şura Meclisi temsilcilerine tebrik ediyor, bu münasebetle milletvekillerinin özellikle de İslami Şura Meclisi Başkanı Sayın Doktor Galibaf’ın ülkenin ilerlemesi yolundaki çabalarını takdir ediyorum. İslami Şura Meclisi, milletin özü, dini halk egemenliğinin tezahürü ve İslam Cumhuriyeti’nde yasa ve yasama organının temelidir; halk iradesinin uygulanmasında önemli bir role sahiptir. Şimdi, Üçüncü Kutsal Savunma’nın üzerinden üç ay geçtikten sonra, İran halkının iman, umut ve eylem konusundaki içsel değeri dosta ve düşmana kanıtlanmıştır ve İran halkının seviyesinin yükselmesi, milletin erdemlerinin özünün göz kamaştırıcı bir tezahürünü ortaya koymuştur. Gerçek millet temsilcisinin milletin özünden olması gerektiği dikkate alındığında, mevcut dönem, halkın temsilciler ve İslami Şura Meclisi’nde görevlendirilmiş şekilde tezahür etmesinin dönüm noktasıdır. Böylece temsilciler, rol oynama ve sorumluluklarını yerine getirme süreçlerini görevlendirilmiş millet seviyesine göre düzenlemeli, daha fazla çalışma ve girişimle yasama ve denetimi İran İslam Cumhuriyeti’nin geleceğinin raylarına yön verecek şekilde hızlandırmalı ve derinleştirmelidirler. Bu cihat meydanında temsilcilik koltuğu, ülkenin ilerleme yolundaki dönüşümün ön cephesindeki siper niteliğindedir. Bu nedenle millet temsilcilerinin, Yüce Allah’ın inayetine dayanarak, efendimiz ve önderimiz Acellallahu Teâlâ Feracehu’ş-Şerif’e tevessül ederek ve Amerikan-Siyonist dayatılmış iki savaşın mazlum şehitlerinin temiz kanlarını, özellikle de büyük şehit liderimizin yüce makamını anarak, yasama organının bağımsızlığını korurken hükümet ve diğer kurumlarla sinerjik yönetim doğrultusunda tüm güç ve kapasitelerini; ülkenin layıkıyla yeniden inşası, halkın özellikle ekonomik ve geçimle ilgili sorunlarının çözümü, üretim ve istihdamın canlandırılması, bilim ve sanayi seviyesinin yükseltilmesi, kültür ve ahlakın yüceltilmesi, mali yolsuzlukla mücadele, enflasyon ve pahalılığın kontrol altına alınması ve kapsamlı yoksullukla mücadele yolunda seferber etmeleri uygundur. Bu doğrultuda Meclis kararlarının ülkenin temel meseleleri ve halkın ihtiyaçlarıyla doğrudan ve açık bir ilişkiye sahip olması, umut oluşturma ve ülkenin geleceğini inşa etmeye yönelik olması gerekmektedir. Toplum her şeyden önce gerçek umut işaretlerini, istikrarlı bir yolu ve geleceğe dair açık bir perspektifi görmeye ihtiyaç duymaktadır ki buna göre planlama yapabilsin ve hareket edebilsin. Milletvekilleri de tutumları, kararları ve konuşmalarıyla İslami Şura Meclisi’ni umut oluşturan öncü bir kurum haline getirebilirler. Özellikle mevcut durumda yürütme ve yargı erkleriyle birlikte, 2026 yılında “Ulusal birlik ve milli güvenlik gölgesinde direnç ekonomisi” sloganına odaklanarak ekonomik istikrar, enflasyonun azaltılması, likidite yönetimi, üretimin canlandırılması, Yedinci Kalkınma Programı’nın düzeltilmesi ve ikinci ve üçüncü dayatılmış savaşların zararlarının yeniden inşasına ilişkin maddelerin eklenmesini temel gündem haline getirmeli ve mevcut koşullar ile savaş sonrası dönemde hükümetin ve diğer kesimlerin hareket yol haritasını çizmelidirler. Görevlendirilmiş millet seviyesinde rol oynayabilmek için çeşitli ön koşullar ve gereklilikler de vardır. Bu kısa fırsatta yalnızca değerli kardeşlerimi ve kız kardeşlerimi, büyük şehit önderimizin İslami Şura Meclisi temsilcileriyle özellikle son yıllarda yaptığı yıllık görüşmelerdeki ayrıntılı açıklamalarını dikkatle ve ciddiyetle incelemeye davet ediyorum; zira bunlar önemli deneyimsel ve operasyonel değerler taşımaktadır. Doğaldır ki bireysel takvaya riayet etmek, bu tavsiyelere uyulmasının ve mevcut hassas dönemde ağır görevlerin doğru şekilde yerine getirilmesinin güvencesinde temel rol oynar. Önceliklerin doğru belirlenmesi, derin uzman incelemeleri ve istişarelere dayalı görüşler, halkla iç içe yaşamak ve geniş halk ilişkileri, kapsamlı yolsuzlukla mücadele, milli çıkarları ve kamu taleplerini grupsal, hizipsel ve bölgesel çıkarlara tercih etmek, parlamenter diplomasiye dikkat etmek, zorba güçlerin aşırı taleplerine karşı cesur ve açık tutumlar sergilemek ve İran’ın bölge ve dünyadaki yeni konumuna akıllıca ve devrimci bir dikkat göstermek bu gereklilikler arasındadır. Takvanın örneklerinden biri de, İran İslam bayrağı etrafında görevlendirilmiş millete bahşedilen büyük ulusal birlik nimeti ve benzersiz dayanışmanın korunmasıdır ki bu, büyük şeytana karşı zaferin en önemli etkenlerinden biridir. Bu nimetin şükrü, milletin tüm kesimlerinin özellikle düşünsel ve siyasi elitlerin, bunlar arasında milletvekillerinin de, bu birliği korumaya özen göstermeleri ve anlamsız siyasi anlaşmazlıklardan ve toplumsal farklılıkları öne çıkarmaktan kaçınmalarıdır. Düşmanın planı ve kör stratejisi, dayatılmış savaş, ekonomik baskı ve propaganda ile siyasi kuşatmanın ardından, askeri alandaki yenilgilerini telafi etmek ve milleti diz çöktürmek amacıyla toplumsal ayrılık ve parçalanma oluşturmaktır. Bu nedenle İslam, devrim ya da İran’ın bağımsızlığı ve yüceliği için kalbi atan tüm fedakârların bundan böyle daha fazla şekilde milletin birleşik ve kenetlenmiş saflarını korumak için çaba göstermeleri, haklı ya da haksız anlaşmazlıkları çekişme ve ayrılığa dönüştürmemeleri ve söz ve fiilleriyle milletin birlik ve beraberliğinin sembolü olmaları gerekmektedir, inşallah. Sizlere, zalimlerin ve kötülük sahiplerinin zulüm ve saldırıları karşısında göğsünü siper eden ve tarihi doğru istikamete yönlendiren bu değerli milleti temsil etme gibi çok ağır görevinizde başarılar diliyorum. Efendimizin -Acellallahu Teâlâ Feracehu’ş-Şerif- duasının siz değerli kardeşlerimiz için ilahi başarıların destekçisi ve vesilesi olmasını temenni ediyorum. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney

IRNA

captcha