Al Neba sitesinin haberine göre, konuyla ilgili bir raporda, büyük spor etkinlikleriyle bağlantılı olarak ayrımcı ve ırkçı söylemlerin arttığına dikkat çekilmiş ve sanal ağların nefret ve kışkırtıcılık yaymak için kötüye kullanılmasının, toplumlardaki birlikte yaşama ve çoğulculuk değerlerini tehdit ettiği ve sporu yakınlaşma aracı olmaktan çıkarıp bölğnmeyi besleyen bir platformuna dönüştürdüğü vurgulanmıştır.
Gözlemevi, bu olguyla mücadele etmek için hükümetler, sosyal medya platformları ve sosyal kurumlar arasında koordineli çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu ve spor etkinliklerinin ırk veya din temelinde nefret ve ayrımcılık yaymak için kötüye kullanılmasının önlenmesi amacıyla sorumlu bir söylem oluşturulması gerektiğini belirtti.
Haberde ayrıca ayrıca, İspanya Sosyal Güvenlik ve Göç Bakanlığı’nın gözetiminde faaliyet gösteren Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı Gözlemevi’nin, 2026 Dünya Kupası öncesinde sosyal medya platformlarında nefret söylemi ve İslamofobinin artışına ilişkin bulgularına da dikkat çekiliyor.
Ayrıca Haziran ayında internette 40 binden fazla nefret söylemi vakasının tespit edildiği ve bu tür içeriklerin en yaygın ikinci nedeninin %16’lık oranla spor etkinlikleri olduğu, listenin başında ise %69’luk oranla güvensizlikle ilgili sorunların yer aldığı belirtiliyor.
Raporda Kuzey Afrika kökenli bireylerin birincil hedef gerupları olduğunu bunları yüzde 11’lik oranla Müslüman karşıtı mesajların ve yüzde 7’lik oranla Afrika kökenli bireylere yönelik saldırgan içeriklerin takip ettiğini ortaya koymaktadır.
Rapor ayrıca ırkçı söylemin yoğunluğunda bir artış olduğunu gösterdi. Mesajlarınyüzde 48’i insanlık dışı dil ve doğrudan hakaret içerirken, paylaşımların yüzde 32’si hedef grupları topluma tehdit olarak gösterdi ve yüzde 10’u açıkça yabancıların sınır dışı edilmesini istedi.
Sosyal medya platformlarının tepkilerine ilişkin raporda, bildirilen içeriklerinyüzde 61’inin kaldırıldığı gösterildi. TikTok yüzde 98 ile en yüksek yanıt oranına sahip olurken, onu yüzde 93 ile X, yüzde 62 ile Facebook ve yüzde 32 ile Instagram takip etti. YouTube ise sadece yüzde 8 ile en düşük yanıt oranına sahip oldu.
Gözlemevi, sanal ağlarda nefret söylemiyle mücadele etmenin, izleme ve raporlama mekanizmalarının geliştirilmesini, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesini ve kültürel ve dini çeşitliliğe saygının önemine dair farkındalığın artırılması gerektirdiğini, bunun da insanlar arasında sportmenlik ruhunu ve birlikte yaşama değerlerini koruduğunu vurguladı.
4365595