İran Resmi Haber Ajansı İRNA'nın haberine göre, İslam İnkılabı rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamenei, Hz.Muhammed Mustafa'nın (S) Peygamberlikle görevlendirilişi olan Biset Bayramı münasebetiyle, devlet erkanı, halkın değişik kesimlerinden gruplar ve Müslüman ülkelerin büyükelçilerini kabulünde, İslam düşmanlarının ümmet arasında tefrika ve fitne çıkarmaya çalıştığını belirterek, tüm Müslümanları, Hz. Muhammed'in (S) mihveri etrafında birlik olmaya davet etti.
İnsanlığın bugün karşı karşıya kaldığı sorunların, emniyetsizliğin ve savaşların kaynağında, ahlak ve maneviyattan uzak durmanın en önemli etken olduğunu belirten Hamanei, "Günümüz insanı her şeyden daha çok Peygamberlerin ilahi talimatlarına ihtiyaç duyuyor. Bütün bunlar da İslam ve Kur'an'ı Kerim'de toplanmıştır" dedi.
"İnsanlığa, yanlış yolun doğru diye gösterilmesi ve en fasit insanların işbaşında olması, beşeriyetin en büyük iki derdi ve ıstırabıdır" diyen Hamanei, "Bugün, en bozguncu insanlar, dünyayı ıslah etme bayraktarlığını ellerinde tutuyor. Şeytani ve müstekbir güç, kendi hakimiyetini bütün milletlere empoze etmeye çalışıyor. İslam'ı terörizm ve mürtecilik ile itham ediyor. Halbuki Amerika'nın kendisi zulmün, terörün, fesadın, savaşın ve kan dökücülüğün kaynağı ve sorumlusudur" şeklinde konuştu.
Müslümanların uyanmasını, İslami kimliklerine dönmesini ve Müslüman yöneticilerin gayretlerini, ümmetin dert ve ıstıraplarının ilacı olarak niteleyen Ayetullah Hamanei, Kur'an-ı Kerim ve İslam'ın nurani hükümlerine sahip olan Müslümanların, sorunların üstesinden gelebileceklerini söyledi.
Filistin, Afganistan ve Irak'taki sorunlara da değinen İslam İnkılabı rehberi, "Bugün İslam dünyası yaralıdır. Bütün Müslümanlara ve İslam'a düşman olanlar; Arap-Acem, Şii-Sünni ihtilafı çıkararak Müslümanları karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Ve maalesef bazıları da düşmanın bu tehlikeli tuzağına düşüyorlar" diye konuştu.
Müslümanların en büyük ihtiyacının birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayan Ayetullah Hamenei, büyük imkan ve servetlere sahip İslam dünyasının ancak vahdet sayesinde düşmanlar karşısında durabileceğini belirtti.