IQNA

Toplumsal

İran İslam İnkılâbı son yüzyılın en büyük sosyal devrimidir

23:38 - February 02, 2008
Haber kodu: 1625490
Hüccet’ül İslam Mikail Gürel, İmam Humeyni’nin basiretli liderliği ile gerçekleşen İran İslam inkılâbını son yüzyılın en büyük sosyal devrimi olarak niteledi.
Kurân İlimleri Eğitim ve Araştırma Derneği Başkanı Hüccet’ül İslam Mikail Gürel, İkna muhabirine yaptığı açıklamada İran İslam inkılâbını son yüzyılın en büyük toplumsal devrimi olarak niteledi ve İslam’ın bir yaşam dini olduğunu apaçık bir şekilde herkese gösterdiğini söyledi.
İslam inkılâbının gerçekleşmesinde İmam Humeyni’nin imanından kaynaklanan korkusuz, güçlü, kararlı ve basiretli kişiliğinin son derece etkili olduğunu ifade eden Gürel sözlerini şöyle sürdürdü: İmam Humeyni, peygamberlerin sahip olduğu, inanç, tevekkül, sabır, fedakârlık, mertlik, cesaret, basiret, azim ve kararlılık gibi ilahi bir önderde olması gereken sıfatların tümüne sahipti. Aslında şunu da söyleyebiliriz ki İmam Humeyni imanın bir bütün olduğunun, gerçek anlamda iman etmenin ise insanı tüm insani erdemlere ulaştıracağının çok bariz bir örneğidir. O, davranış ve söylemleri ile İmam Hüseyin’i hatırlatıyordu. O, Kerbela kıyamını çok iyi okumuştu ve günümüz Kerbelası ve günümüz Aşurasını çok iyi ve yerinde tespit etmişti. Hüseyin’i ve Kerbela şehitlerini güçlü ve ölümsüz kılan faktörleri de çok iyi anlamıştı ve sadece anlamakla yetinmemiş onların dünya görüşünü hayatına geçirmişti.
O, Allah’a iman etmenin ne kadar güçlü bir silah olduğunu tüm dünyaya gösterdi. İmam Humeyni, İran İslam İnkılâbını gerçekleştirmekle Firavunların, Nemrutların, Hamanların sahip oldukları tüm görkemli ve şatafatlı dünya metalarının ilahi irade karşısında bir sinekten bile aciz olduklarını tüm dünyalılara bugünün diliyle bir kez daha ispat etti.
İslam dünyasının bugün içinde bulunduğu sıkıntılara da işaret eden Gürel, dünya Müslümanlarını İmam Humeyni’nin şahsiyeti hakkında araştırma yapmaya ve onun dünya görüşünü okumaya çağırdı ve ekledi: ‘İmam Humeyni’nin gerçekleştirdiği İslam inkılâbı, önce yürekte ve ruhta başlamıştır. Onun ismi gibi ruhu da sahip olduğu güçlü imanı yüzünden ‘Ruhullah’ oldu; sonra da göklerin ve yerin nurundan aldığı lütufla tüm dünyaya ışık saçtı. Karanlık gönülleri aydınlattı. Ruhlarda büyük bir ilahi devrim yarattı. O, aslında bugün İslam dünyasının, içinde bulunduğu çıkmazlardan kurtulabilmesinin formülünü de bırakarak huzur içerisinde Rabinin huzuruna koştu. Allah ruhunu şad ve hatırasını daim etsin.
captcha