Müslüman Arifler, şeriatın yasakladığı yollarla keramet elde edip harikulade işler yapanları kâfir bilmişler ve saliklerden birisini örneğin havada durmak gibi keramet sahibi buldukları zaman onun ilahi emir ve nehiy karşısındaki davranışını ve şer’i adaba riayetini görünceye kadar sabretmelerini ve hemen ona gönül vermemelerini isterlerdi, çünkü bu kerametlerin o şahıslarda gözükmesi onların yollarının ve hareketlerinin hak olduğunu göstermez.