Müslüman Arifler, şeriatın yasakladığı yollarla keramet elde edip harikulade işler yapanları kâfir bilmişler ve saliklerden birisini örneğin havada durmak gibi keramet sahibi buldukları zaman onun ilahi emir ve nehiy karşısındaki davranışını ve şer’i adaba riayetini görünceye kadar sabretmelerini ve hemen ona gönül vermemelerini isterlerdi, çünkü bu kerametlerin o şahıslarda gözükmesi onların yollarının ve hareketlerinin hak olduğunu göstermez.
İran Kur’an Haber Ajansı (İKNA) düşünce grubunun vekil öğretmen, İmam Humeyni Rahmetullahi Aleyh araştırma müessesi öğretim ve araştırma sorumlusu yardımcısı Hüccetül-İslam vel-Müslim’in Ahmet Hüseyin Şerifi ile Plüralizm yönteminin tasavvuftaki kazancı hakkında röportaj yaptı.
Hüccetül-İslam vel-Müslim’in Ahmet Huseyn Şerifi; Müslüman Sofilerin çoğu, şeriat, tarikat ve hakikati birbirine bağlı dereceler bilmiş ve bunlar arasında hiçbir ayrımı kabul etmemişlerdir, ama Onların çoğu Plüralizm yöntemine değinmiş ve şeriat ve tarikatı iki ayrı yol bilmişler, elbette tarikat yolunu tercih etmişlerdir.
Halkın çoğu kerameti hakkaniyet alameti olarak görüyorlar, hatta bazen bazı sofiler vardı ki amellerinde bu konuyu telkin ediyorlardı ve onların davranışlarını yapılan dini eleştirilerin cevabında harikulade işler yaparak kendi amellerinin üstünü örtüyorlardı, dedi.
412696