IQNA

İslam Konferansı Teşkilatı Yürütme Kurulu Toplantısı Cidde'de Başladı

13:03 - June 07, 2010
Haber kodu: 1935474
Cidde(IQNA)- Gazze'ye giden yardım filosuna İsrail'in yaptığı kanlı saldırının ardından toplanan İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Yürütme Kurulu toplantısı başladı.
Toplantının açılışında Genel Sekreter Ekmeleddin İhsanoğlu bir konuşma yaptı. Türk hükümetini sergilediği asil tutumu sebebiyle tebrik eden İhsanoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "İsrail kuvvetlerinin saldırısı 32 ülkeden sivillere karşı yapılmıştır. Bu insanlar, Hıristiyanlık, İslamiyet, Musevilik gibi pek çok dini ve pek çok inanış ve kökten gelenleri temsil etmektedirler.
Uluslararası camianın vicdanını temsil etmektedirler. Bu sebeple, bu Birleşmiş Milletler'e (BM) ve değerlerine karşı bir saldırı olarak görülmelidir. Her şeyden önce, insani misyonun amacı geçtiğimiz dört yıldan bu yana İsrail'in tarafından kuşatılan ve ambargo uygulanan, yiyecek, elektrik ve ilaç kıtlığı çeken ve uluslararası camianın bu adaletsizliğe karşı durmasını bekleyen 1,5 milyon Filistinlinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelikti. Esasen, Gazze İnsani Yardım Konvoyu'na uluslararası sularda düzenlenen ölümcül saldırı, İsrail kuvvetlerinin masum sivillere karşı uluslararası hukuka yönelik sonsuz ihlallerinin bir yenisini teşkil etmiştir. İsrail, böylelikle, Filistinlilerin insan haklarını hiçe saymış, uluslararası hukuku çiğnemiş ve Orta Doğu'da trajik şiddet döngüsünü körüklemiştir.
Bu ahlaksız zulüm görmezden gelinmemeli ve İsrail işlediği suçların siyasi ve hukuki sonuçlarıyla yüzleşmelidir. İsrail'in Hürriyet Konvoyuna saldırısı korsanlık, suç ve devlet terörizmini temsil etmektedir. Ancak, bu saldırıyla İsrail tüm kırmızı çizgileri aşmıştır. Ölümcül saldırı, hedefi, amacı ve misyonu belli olan uluslararası yardım konvoyunu hedef almıştır. Uluslararası sularda İsrail kuvvetlerince uluslararası hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen saldırı, insanlık suçu işleyen sorumluların tespit edilmesi amacıyla uluslararası standartlara uygun bağımsız, tarafsız, güvenilir ve şeffaf bir soruşturma açılmasını gerektirmektedir. İsrail tarafından Gazze'ye dayatılan abluka Filistin vatandaşlarının ızdırap çekmesine sebep olmakta, insan ve sivil haklarını ihlal etmekte ve kuşatılmış durumdaki Gazze Şeridi'ne insani ve kalkınma yardımı ulaştırılmasını engellemektedir.
1,5 milyon Filistinlinin içinde bulunduğu kötü duruma son vermenin, ablukayı kaldırmanın ve Filistin halkına insanca bir yaşama ortamı sağlamanın zamanı gelmiştir. İsrail'in işlediği suçun ilk anlarından itibaren, söz konusu eylemi devlet terörizmi ve korsanlık olarak tanımlayarak kınadık ve bu eylemi planlayan ve icra edenlerin soruşturulmasını talep ettik. Bu çerçevede, New York ve Cenevre'de BM nezdindeki İKT Büyükelçiler Grubuna söz konusu suçun uluslararası alanda kınanması ve Gazze'ye yönelik hukuk dışı ablukanın kaldırılması yönünde harekete geçmeleri çağrısında bulundum.
Sonuç olarak, BM Güvenlik Konseyi Başkanlık açıklaması beklentilerimizin gerisinde kalsa dahi, New York'taki İKT Büyükelçiler Grubu'nun BM bünyesinde İsrail'in işlediği suça karşı ortak bir tutum benimsenmesi yönündeki çabaları takdire şayandır. Ayrıca, New York'taki İKT Büyükelçiler Grubu 3 Haziran 2010 tarihinde bir araya gelerek, BM Genel Sekreterine, İsrail'in saldırısı hakkında uluslararası standartlara uygun olarak ve sorumluların yargılanması amacıyla güvenilir, bağımsız, şeffaf, tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma başlatması çağrısında bulunmuştur. Öte yandan, Cenevre'deki İKT Büyükelçileri Grubu, BM İnsan Hakları Konseyinde İsrail'in saldırısının kınanması ve uluslararası soruşturma komitesi tesis edilmesi yönünde karar alınması yönünde yaptığım çağrıyı yerine getirmiştir. Bu çerçevede, BM İnsan Hakları Konseyi İKT Grubu tarafından 2 Haziran 2010 tarihinde sunulan taslak kararı onaylayarak, İsrail'in menfur saldırısını kınamış ve İsrail'den Gazze'ye uyguladığı ablukayı kaldırılmasını talep etmiştir.
Buna ilaveten, Konsey söz konusu suça ilişkin gerçeklerin araştırılması için uluslararası bağımsız bir komisyon kurulmasını kararlaştırmıştır. Bu noktada, söz konusu suçu planlayan ve işleyenlerin yargılanması amacıyla uluslararası standartlara uygun, güvenilir ve kapsamlı bir uluslararası soruşturma başlatılması yönünde BM İnsan Hakları Konseyi'nce alınan kararın biran önce uygulanmasına yönelik çağrımı yinelemek isterim. İşgalci İsrail'in Gazze'ye dayattığı ambargonun Filistin vatandaşlarının sıkıntılarını daha da arttırdığı ve insani ve kalkınma yardımlarının ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını engellediği aşikardır.
1,5 milyonu aşkın Filistinliye uygulanan ablukanın sona erdirilmesi ve bu insanların özgürce, barış ve saygın bir biçimde yaşamlarını sürdürmelerinin vakti çoktan gelmiştir. İKT söz konusu ablukanın kaldırılması talep eden ilk teşkilat olmuş ve o günden bu yana ambargo ve şiddet altında ezilen Gazze halkının sıkıntılarının giderilmesi amacıyla insani yardım konvoylarını koordine etmeye başlamıştır.
Günümüzde dünya ekonomik ve siyasi güç odaklarının yeniden şekillendiği geçici bir süreçten geçmektedir. İslam Dünyası büyük potansiyeli, insan ve doğal kaynakları, stratejik konumu ve siyasi iletişim ağıyla bu yeni şekillenen güç dengesinde yerini almak için gerekli araçlara sahiptir. İslam dünyasının liderlerinin sahip oldukları kararlılık göz önünde bulundurulduğunda, bu amaca ulaşmak için gerekli yeteneğe sahip olduğumuz kesindir. İKT, İslam dünyasının amaçlarını gerçekleştirmek ve İslam ülkeleri ve halklarının umutlarını hayata geçirmek için en uygun çerçevedir. İçinde bulunduğumuz an, gerçek harekete geçmenin zamanıdır.
Filistin halkına dayatılan ambargonun kaldırılması için her vesileyle uluslararası teşkilatlara ve kamuoyuna çağrıda bulunurken, aynı zamanda İslam dünyası daını talep ettik. Bu Filistin halkının uğradığı adaletsizliğe son verilmesi yönünde elinden gelen gayreti göstermelidir. Esasen, tarihte en zor durumları aşmasını bilmiş olan İslamin bu büyük ulusunun içinde bulunduğu krizi aşıp, sahip olduğu kaynakları büyüklüğü ve rolüne uygun olarak harekete geçirme zamanı gelmiştir.
Bu vesileyle, İKT İcra Komitesinin genişletilmiş formatta 18 Kasım 2006 tarihinde Cidde'de yaptığı toplantıda, Filistin halkına dayatılan ambargonun kırılması yönünde tüm ülkelere çağrıda bulunan bir karar almış olduğunu da hatırlatmak isterim. Bu Komite aynı zamanda, 3 Şubat 2008 tarihinde Dışişleri Bakanları düzeyinde gerçekleştirdiği toplantıda, İKT Genel Sekreterinin Gazze halkına gerekli insani ihtiyaçların sağlanmasına yönelik girişimini destekleyen bir karar almıştı. İçinde bulunduğumuz an, Gazze'de benzeri görülmemiş insani trajedinin sona erdirilmesi amacıyla mevcut şartlar altında alınacak yeni tedbir ve kararlara ilaveten, sözkonusu tüm kararların uygulanmasını gerektirmektedir.
Sınırlı seçenekler olduğu yönündeki söylemlere rağmen, İsrail'in uluslararası hukuku hor görmesine ve İslam dünyasını küçümsemesine karşı birçok şey yapılabilir. Bu bağlamda, İKT üyesi ülkelere, dost bölgesel gruplar ve diğer BM üyesi ülkelerle birlikte çalışmak suretiyle, BM'nin Gazze'ye yönelik baskıcı ambargonun kaldırılması yönünde sorumluluğunu üstlenmesi amacıyla, BM Genel Kurulunun 'Barış için Birlik Olma' teması altında toplanması için girişimde bulunmaları çağrısında bulundum.
Aynı zamanda, İcra Komitesi üyelerine, bu suçu planlayan ve icrasında rol oynayan İsrailli yetkililerin adalet önüne çıkarılmaları için izlenecek hukuki yöntem üzerinde çalışmak amacıyla en kısa zamanda hukuk uzmanları grubu tesis etmelerini öneriyorum. Adaletin tecelli etmesi ve Gazze'deki kardeşlerimize dayatılan ambargonun kaldırılması için hukuki sürecin layıkıyla incelenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Gazze'de yaşayan Filistinlilerin maruz kaldığı insani trajedinin boyutları dikkate alındığında, Gazze'ye yönelik her türden insani yardımın artan bir şekilde sürdürülmesi çağrısında bulunmak isterim. İsrail'in uluslararası sularda gerçekleştirdiği trajik saldırı, tek amacı Gazze'de baskı altında yaşayan kardeşlerine erişmeye çalışan insanların hayatlarını kaybetmelerine yol açmak suretiyle, uluslararası vicdanı harekete geçirmiş ve Filistinlilerin gerçek durumunun ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Bu trajedi, Filistin'e ve onların davasına yönelik uluslararası sempati kazandırmıştır. Şimdi, Filistinli ve İslam dünyasının diğer liderlerinin görevi, geçmişte olduğu gibi bu fırsatı kaçırmaksızın, bu küresel sempatiyi Filistinlilerin davasına hizmet edecek şekilde gerçek ve etkin bir siyasi desteğe dönüştürmek olmalıdır. Sözlerime son vermeden önce, bu önemli olağanüstü toplantıya katıldığınız için tekrar teşekkürlerimi sunar, çalışmalarınızın Filistin meselesinin içinde bulunduğu güçlüklerin aşılmasına hizmet edecek kararlarla sonuçlanmasını temenni ederim."
Kaynak: medya365
captcha