İKNA İran Kur’an haber ajansı’nın ZAMAN gazetesi'nden naklettiği habere göre, İslam Sanatı'ndan Çağdaş Sanata sergisi Essen Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından sipariş edilmiş. Üç başlıktan oluşan serginin fotoğraf bölümü, Almanya'da göçmenlerin yoğunlukla yaşadığı Ruhr havzasında ikamet eden Müslümanların ev hallerini yansıtıyor. Serginin ikinci ayağını ise minyatürden seramiğe klasik İslam sanatının en seçkin örnekleri oluşturuyor.
10 sanatçının eserlerinden oluşan serginin Çağdaş İslam Sanatı bölümde en çok dikkatimizi çeken çalışma, Zümer suresinin 9. ayeti, "Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu"'nun yazıldığı, boyutları bir duvarı kaplayan kurukafa deseniydi. Faslı Mounir Fatmi, çalışmasında İslam kültüründe söz ve hafızanın önemine vurgu yapıyor.
Sergide iki Türk sanatçının Özlem Günyol ve Mustafa Kunt'un öteki kavramını çarpıcı bir şekilde sunan özgün bir çalışması yer alıyor. Sanatçılar, arkadaşlarından topladıkları pasaportlarda gözle görülemeyecek özel damgaları görünür kılmışlar. 3 metrelik bir tablo olarak duvara astıkları İslam sanatı motifi gibi duran damga ile Batı'da İslam kültüründen gelenlerin kimliklerinden dolayı maruz kaldığı baskı ve aşağılanmaya gönderme yapıyorlar.
İran'ın başkenti Tahran üzerine yaklaşık bin fotoğraf çeken Arash Hanaei, eserlerinde kamuya açık alanlarda, duvarlarda, yol kenarlarındaki reklamları, afiş ve panoları işlemiş. Bunlarda anlatılmak istenen ise bir yanda Batılı firmaların kapitalizmi ile İran hükümetinin devlet propagandaları arasındaki çatışmayı yan yana yorumlamak. Bu çatışmanın biri de sergide, "Her İranlıya bir laptop" yazan bir afiş. Halbuki İran'da laptop alabileceklerin sayısı malum. Bosnalı Nebojsa Seric Shoba'nın 'Çocuklar' adlı fotoğraf çalışması, ailelerin kültürleri, çocukların kıyafetlerini ve kimliklerini nasıl etkileleneceğini gösteriyor. Cezayirli annenin, 1950'lerde Fransa'ya geldiğinde kültürünü hiç değiştirmediğini ise sergide yer alan, kızı Zineb Sedira'nın objektifinden çekilen evin fotoğraflarından anlıyoruz.
625035