İKNA İran Kur'an haber ajansının Turkish.irib.ir sitesinden aktardığı habere göre; İran milleti 11 Şubat Cumartesi günü düzenlediği muhteşem yürüyüşü ile geçmiş yıllarda olduğu gibi vahdet ve birlik mesajı verirken, bir kez daha İslam inkılabı ve İslam Cumhuriyeti nizamının ülkü ve emelleri ile biatini tazeledi.
Uluslararası medya da bu tarihi günü yansıtırken, İran milletinin 22 Behmen İslam inkılabı 33. zafer yıldönümü yürüyüşlerine milyonluk katılımını ve Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın Batı'nın İran'a dayattığı yaptırımlar ve savurduğu tehditlere verdiği cevabı dünya kamuoyuna duyurdu.
Batı medyası İran milletinin her türlü baskı ve yaptırıma karşı direneceğini belirtirken, halkın yürüyüşe milyonluk katılımını da tehditlere verilen ezici bir cevap olduğunu belirtti.
Tahran yürüyüşünde konuşan Cumhurbaşkanı Ahmedinejad İran milleti asla Batılı zorbaların tehditlerine ve Amerika ve siyonist rejim İsrail'in tehditlerine boyun eğmeyeceğini vurguladı.
BBC ve diğer Batılı medya organları Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın konuşmasına geniş bir şekilde yer verirken, Ahmedinejad'ın konuşması milyonların ilgisi ile karşılandığını itiraf etti.
İran milletinin İslam inkılabının zafer yıldönümü yürüyüşüne coşkulu katılımı sadece İslam inkılabının zaferi kutlama özelliğini taşımıyor, çünkü bugün İran, başka milletlerin İslami uyanışı için de bir model oluşturuyor.
Gerçekte Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın İslami nizamın temellerini pekiştiren etkenler ve son 33 yılda yaşanan bilimsel gelişmelerle ilgili konuşması, dünya kamuoyuna bir kaç önemli mesaj içeriyor.
İlkin, İran milletinin ülkülerinin sarsılmaz oluşudur. İkinci mesaj ise bağımsızlık ve adalettaleplik mesajıdır ki bilimsel kalkınma da bu sürecin bir parçası sayılır. İran milletinin üçüncü mesajı ise sulta düzenine karşı çıkmak ve küresel istikbarın aşırı taleplerine teslim olmamaktır.
Aslında gerçek, Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın zafer kutlamaları sırasında yaptığı konuşmada değindiği noktadır, şöyle ki zorba devletler İran milletinin kalkınmasına ve ilerlemesine karşıdır ve nükleer mesele, sadece basit bir bahaneden ibarettir. Çünkü İran her zaman bu konuda müzakere etmeye hazır olduğunu belirtmiş, ancak karşı tarafın yaptırım kararnameleri ve tehdit ve baskıları ile karşılaşmıştır.
Kuşkusuz İran'ın bu tür mantıksız davranışlara vereceği cevap da gayet net ve açıktır. İran bu tür tehditlere uygun zamanda gereken cevabı verecektir ve saldırgan tarafı anında ezme konusunda asla tereddüt etmeyecektir.