IQNA

Salman Rüştü mü Tehlikeli Charlie Hebdo mu?

9:51 - January 28, 2016
Haber kodu: 3458840
Tahran, 28 Ocak 2016- Arap dünyası bazen İslam düşmanlarının eylemleriyle mücadelede kendilerinden çok başarısız ve sakarca bir performans sergilemekte.

IQNA-İslam dünyasında ‘zararlı’ ve ‘daha zararlı’ olmak üzere bazen bu iki kavrama az teveccüh edilmiştir. Her ne kadar Müslümanların dini değerlere hakaret ve İslamafobiyi protestoda kendiliğinden hareketi zaruri ise de bu konu herşeyden önce İslam düşmanlarının çeşitli eylemlerini ayırt etmeye ihtiyaç duymaktadır. Yani düşünce ile önemli ve daha önemliyi teşhis etme başka bir deyişle tahlikeliyi daha tehlikeliden ayırt etmek.

İslam düşmanları özellikle Batı da çeşitli yöntemlerle İslamı ve dini değerleri karalayarak mukaddesliğini gidermeye çaba sarfetmektedir. Onlar İslamafobinin yayılması ve İslamı karalamada hiçbir eylemden kaçınmamaktadır.

Arap dünyasının garip ve tuhaf sessizliğine bakıldığında bazı Müslüman ülkelerin Salman Rüştü gibi kişilerin kitapları ve Charlie Hebdo gibi hakaret içerikli karikatürlerin ve filimlerin protestolarında Arap dünyasının ‘zararlı’ ve ‘daha zararlı’ olmak üzere bu iki kavram arasında yanlışa düçar olduğu açıkça görülmektedir. Aynı zamanda bu ülkelerin bazılarının hükümet çıkarlarıda dikkate alınmalıdır.

Arap dünyasının yanlış tutumlarından biride Frankfurt Kitap Fuar’ında Salman Rüştü’nün varlığını göz ardı etmesidir. Nasıl olabilir ki İslam dünyası özellikle Arap dünyası İslama ve dini ilkelere hakaret ve saygısızlık içeren karikatürlerin yayınlanmasında tepki verebiliyorken Salman Rüştü ve emsalleri tarafından küfür kültürü ve düşüncesinin yayılmasına karşı kayıtsız kalabilmekte?!

Şunu göz önüne almak gerekir ki kitap uzun vadede fotoğraf veya karikatürden daha etkilidir. Genç nesillerin zihinlerinde onarılamaz hasarlar meydana getirebilir. İslam karşıtı kitaplar ayrıca küfür kültürü ve düşüncesinin gelişiminde çok daha fazla hareketliliğe neden olabilir. Ve yanlış mekteplerin oluşmasını takip eder.

Bu çağda Müslümanlar herzamankinden daha çok Kur’anı Kerim kavram ve öğretilerine başvurmalıdır. Genç aydınları şaşırtmak ve yanıltmak amacıyla kitap yayınlamak hakaret içerikli karikatür ve resimlere nispeten daha tehlikeli etki yaratabilir.

Müslümanlar kesinlikle gerçek İslam düşüncesine dayalı kitaplar yayınlamak zorundadır. Böylece tekfiri akımlar aşırılıkla mücadele edebilirler. Vahabilikle dikkatle ve gerektiği gibi mücadele edilseydi bugün dünya ve bölgede terörist tekfiri grupların faaliyetleri ve bu kadar huzursuzluğa şahit olmazdık.

Asıl şaşırtıcı ve üzüntü verici olan Salman Rüştü gibi bir kişinin yeni kitabını tanıtma ve konuşma için özgürce Frankfurt Kitap Fuarına davet edilmesidir. İran islam Cumhuriyeti dışında hiçbir ülke bu olaya tepki göstermemiştir.

Acaba Arap dünyasına göre hakaret içerikli karikatürler Müslümanların ruhuna küfür kültürünü enjekte etmeye çalışan kitaplardan daha mı tehlikelidir?

Bazı Arap ülkeleri insanlara İslam’ın gerçek yüzünü tanıtma doğrultusunda yönetmenliğini Mecid Mecidi’nin yaptığı Muhammed Resulullah (saa) filmini görmeden çeşitli bahanelerle olumsuz tavır almışlardı. Nasıl oluyor da Salman Rüştü gibi bir şahsiyetin faaliyetleri karşısında sessiz kalabilmekteler? Ve ‘Şeytan Ayetleri’ kitabının yazarı Salman Rüştüden başkası mıdır?

Murtaza Kerimi

3469545

captcha