IQNA-Hicab konusu kadının şerefi, haysiyeti ve izzetidir. Müslüman kadın kolay yaşam pahasına onurunu satmaz. Müslüman kadın eğer dini vecibelerini terk etmeye mecbur edilirse Kur’anda zikr edildiği üzere mecbur edildiği mekandan hicret etmeli ve tesettürünü koruyabileceği bir yerde yaşamalıdır.
Bazı ülkelerde bu İlahi yükümlülük birçok iniş çıkış ile karşı karşıyadır. Buna göre kısıtlayıcı yasalar çıkarılmıştır. Azarbeycan ve Nijerya tesettüre karşı ülkeler arasında yer almaktadır.
Azarbeycan Orta Asya bölgesinde İran İslam Cumhuriyetinden sonra en fazla şii cemiyete sahip ikinci ülkedir. Azarbeycan Cumhuriyetinin % 95’ni Müslümanlar oluşturmaktadır. Bu ülkedeki Müslüman nüfusun % 85 şii ve % 15 sünnidir.
Azarbeycan devleti 1995 yılında Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine katıldı. Uluslararası hukukun kabul edilen ilkelerine göre ki anlaşmayı kabul etti kesinlikle ülke içi ve uluslararası alanda anlaşmanın hükümlerine uymalıdır. Kadınlara karşı her tür zorbalığı cismi, cinsi ve ruhsal zarar görmesi, sosyal özgürlüğünün önüne geçilmesi, eğitim haklarının alınması gibi konularda bunların önüne geçme sorumluluğunu üstlenmiştir.
Kısıtlamalar örneğin resmi evraklara başörtülü resim verilmemesi, okullarda Müslüman öğrencilere başörtüsü yasağı, dini merci ofisliklerinin kurulmasının ve risalelerin satışının yasaklanması, yas törenlerinin ve yurtdışında dini okul bitirenlerin faalyetlerinin yasaklanması Azarbeycan Cumhuriyetinde dindarların karşı karşıya oldukları problemlerdir.
Bakü merkezinde meydana gelen geniş protestolarda katılımcıların çoğunluğunu tesettürlü genç kız ve kadınlardan oluşmakta idi. Hatta bunlar hicablarından dolayı polis ve emniyet güçleri tarafından dövülmüştür.
Bu çatışmalarda pek çok Azarbeycanlı kadın ve genç kız zarar görmüş bazısı yaralanmış bir grup ise tutuklanmıştır.
Azarbeycan devleti tesettürle mücadelesini belki on yıldan fazladır devam ettirmekte başörtülü resimleri pasaport, kimlik, şahsi evraklarda yasaklamıştır.
Azeri yetkililer başörtülü resim kullanımının yasaklanmasının Azarbeycanın laik ve özgür bir ülke olmasından kaynaklandığını dile getirmekte. Elbette devlet anayasasında başörtüsünü yasaklayan bir kanun mevcut değildir. İslamcılar ülkede sekülarizmin büyümesini Siyonistlerin bir programı olarak değerlendirmektedir.
Aslında bu yasağın mahiyeti siyasidir. Hükümet ülkede İslamcıların sayısının artmasından korkmaktadır. Ve Batılılar tarafından İslam ülkelerini modernleştirmenin yolu tesettürün kaldırılmasından geçmektedir. Böylece Müslüman kadının hicabını ortadan kaldırma projesi ile Müslüman toplumu batılılaştırma hedefine hızlı ve derin bir şekilde ulaşılacaktır.