33. Dönem İran Uluslararası Kur'an yarışması kıraat bölümü Gana temsilcisi Nurulhak Yahuza Uluslararası Kur'an Haber ajansı (Iqna) ile yaptığı ropörtajda bu konuyla ilgili olarak İran'ın Arapça konuşulmayan bir ülke olamasına rağmen İslami olması İslami ve Kur'ani faaliyetlere tevvühünden dolayı dünyada söz sahibi olduğunu ve kendi ülkesindeki tasavvurlardan daha fazla Kur'ani işlerde ilerlediğini söyledi.
O, İran yarışmasının Kur'ani rekabetler alanında ilk uluslararası deneyimi olduğuna değinerek 'benim ailemde herkes Kur'an hafızıdır. Ben beş yaşında Kur'an ezberlemeye başladım ve tüm Kur'an hafızıyım. Ama bu dönemde kıraat bölümünde yarışmalara katıldım. Ve yarışma günü üstad Muhammed Sadık Menşavi metoduyla tilavetimi gerçekleştireceğim'
' Geçen yıl Kur'an bilimleri bölümünden mezun oldum. Şimdi Kur'an öğretmeni olarak kıraat ilmi ve ezber eğitimi vermekteyim' dedi.
Yahuza Kur'an ezberi yöntemi hakkında sabah namazında Kur'an surelerini ezberlediğini ve akşam namazında ezberlerini tekrarladığını belirterek dünya genelinde Kur'anın tüm Müslümanların ortak dili olduğunu her ırk ve milliyetten olan Müslümanların Kur'an kavramlarını anlamaya çalışmaları gerektiğini ve tüm Müslümanlar arasında ortak olan Kur'an öğretilerine teveccühle İslami dayanışmayı güçlendirmek için çaba sarfetmek gerektiği beyanında bulundu.
O şöyle söyledi: Kur'an tüm Müslümanları bir şemsiye altında toplanmaya davet etmektedir. İslam'da mezhebin hiçbir anlamı yoktur. Bugün gayrimüslimler Müslümanlar arasındaki tefrika ve bölünmeyi memnuniyetle karşılamaktadır. Ve bu nifağı körüklemektedir.
Ganalı kâri gençlere tavsiyesinde 'Gençler Kur'an öğrenmeye ve ezberlemeye çalışsınlar çünkü Kur'an öğrenmek insana iyi fırsatlar sağlamaktadır. Örnek olarak eğer ben Kur'an hafızı olmasaydım hiçbir zaman İran'da bulunma şansına sahip olmayacaktım' dedi.