
Uluslararası Kuran Haber Ajansı (IQNA)'nın Ktimes haber merkezinden aktardığına göre, Ezan onun kulakları için alışılmadık bir ses olduğundan ve müezzinin okuduğu kelimeleri anlamamasına rağmen Ezanın ritmik sesine hayran kaldı.
Samuel Ezan sesinin hem ruhsal hemde şiirsel olarak büyük önem taşıdığını söyledi.
Daha sonra Deira Naif bölgesinde cami minarelerinin sesleri Mağrib de onun hayatının bir parçası oldu. Ebeveynlerinin her ikisinin Hıristiyan misyoner olması ile bu ailede doğdu. Ezanın büyüleyici sesi onu dahada meraklandırarak kendi iç dünyasına derin bir şekilde bakmasını sağladı.
O Yaradan ile daha derin bir bağ istediğinden İslam hakkında araştırma yapmaya başladı. Onun bu manevi yolculuğa başlamasının bir diğer nedeni ise Müslümanlar hakkında oluşmuş yanlış düşünceleri ortadan kaldırmak içindi.
Malik 'Benim şehrimde önyargı ve cehalet yüzünden Allahuekber sesisinin masum insanları öldürmek için terörist bir çağrı olduğunu düşünürdük. Ben İslam dinin barış dini olduğunu öğrendim ve anladım. Dinlerin dostluğunu burda deneyimledim ve farklı dinlerin birlikte birarada barış içerisinde yaşayabildiklerini gördüm' beyanında bulundu.
Malik derinden Kur'anı araştırdı ve 10 Ekim 2010 yılında 40 yaşında Müslüman oldu.
Samuel Kur'anda Allah'ın isimlerinden olan Malik ismini aldıktan sonra tamamen Allah'a teslim olduğunu söyledi.
Malik' Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldum. Yeniden doğduğumu hissettim. Tüm bunlar Ezan sesi ile başladı' dedi.