IQNA

Allah'ı yaşamda anmanın rolü

11:08 - August 14, 2022
Haber kodu: 3477039
İnsan fıtratında Allah ile iletişimin özlemini çeker. Allah'ı zikretttiği zaman bu dostluğun tadına varır. Ancak bazen insan Allah'ı unutmaya meyilli olduğu için bir hatırlatmaya ihtiyaç duyar. Bu hatırlama, farklı seviyeleri olan Zikir adlı bir kavramda vurgulanmıştır.

Zikir, imanı kuvvetlendiren, sağlamlaştıran ve insan kalbinin Allah’a olan manevi hareketini hızlandıran yollardan biridir. Zikir, anmak demektir ve gafletin zıddıdır. Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’i (s.a.v) insanlara Allah’ı hatırlatan biri olarak tanımlar. Gâşiye suresi 22-23. Ayeti: "...Onların üstünde egemen bir zorba değilsin. Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse..."

İnsan doğası gereği Rabbi ile irtibatta olmayı arzular. Bu yüzden onunla birlikte olmaktan ve onu anmaktan lezzet alır , ancak bazen gaflete düşer , unutur ve hatırlatılması gerekir. Zikrin dereceleri vardır: Dil ile zikir, kalp ile zikir . Dilde Yüce Allah'a hamd ve şükür demektir. Her işte Allah’ın adını anmak, duaları, zikirleri ve ilahi isimleri okumayı kapsar.

Bu zikir kişinin davranış ve hareketlerini etkileyerek onu Allah’a doğru yaklaştırır ve imanını güçlendirir. Diğer bir seviye ise Allah’ı kalp ile anmak ve hatırlamaktır. Allah’a teveccüh konusunda dil ve kalp arasındaki bağın iki taraflı karşılıklı bir etkisi olduğu söylenebilir.

Allah’a teveccüh etmeyen bir insan, ne kadar maddî , zahirî zevkler ve menfaatler elde etmeye çalışsa da, Allah’ı arayan ve kemal talep eden doğası gereği  aldığı zevkler ona iç huzuru sağlamayacaktır. Ya hep sahip olmadığı şeyleri özler ya da sahip olduklarını kaybetme korkusu ve üzüntüsü içindedir. Böyle bir insan, sorunlar, rahatsızlıklar ve başarısızlıklarla karşılaştığında hızla üzülür ve endişelenir ve hayatı kendisi için zor ve acı verici bulur.

Öte yandan, Allah’ı tek sığınak olarak gören ve O’nun tüm yaratıklar üzerinde yetkisi olduğunu bilen bir insan, bu dünyanın geçici zevklerine kapılmaz. Elindekini ruhsal ilerleme için kullanması gerektiğinin farkındadır. Bu kişi bu dünyayı nihaî amacı olarak belirlemeyecektir; bu yüzden hiçbir şeyi kaybetmekten korkmaz ve kayıplar karşısında da üzülmez.

İsim:
Email:
* Yorumunuz:
captcha