
Arap dünyasının önde gelen yazar ve siyasal analizcilerinden Abdülbari Atvan, ABD Başkanı Donald Trump’ın izlediği politikaların ülkeyi geri dönülmez bir çöküşe sürüklediğini belirterek, ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri saldırısının Washington için yıkıcı sonuçlar doğuracağını söyledi.
Atvan, Yemen merkezli El-Mesire televizyonuna verdiği özel röportajda, ABD’nin Trump döneminde kendisini “özgür dünyanın lideri” olarak tanımlayan eski kimliğini tamamen kaybettiğini, bunun yerine ırkçılık, baskı ve derin yapısal krizlerle boğuşan bir ülkeye dönüştüğünü ifade etti.
Trump’ın gerek iç politikada gerekse Yemen, İran, Gazze ve Lübnan’a yönelik tutumunu “kibirli ve yıkıcı” olarak niteleyen Atvan, bu politikaların ABD’yi kaçınılmaz bir iç çöküşe ve benzeri görülmemiş bir uluslararası yalnızlığa sürüklediğini söyledi.
Atvan’a göre ABD ve İsrail’i durdurabilecek tek unsur “güç dili”.
“Demokrasi ve insan hakları söylemi çöktü”
Filistin asıllı analizci, ABD’nin demokrasi ve insan hakları konusunda yıllardır dile getirdiği söylemlerin tamamen çöktüğünü belirterek, Washington’un bugün istikrarı tehdit eden otoriter ve saldırgan bir aktöre dönüştüğünü savundu.
Trump yönetiminin protestoculara karşı şiddet kullanması, Müslümanlara yönelik kısıtlamalar, göçmenler ve siyahiler üzerindeki baskılarla ABD’nin “küresel ölçekte ırkçılığın bayraktarı” haline geldiğini ifade eden Atvan, bunun Amerikan özgürlük söyleminin iflası anlamına geldiğini vurguladı.
Atvan, Trump’ın Hong Kong’daki göstericileri “kahraman” ilan ederken, Minneapolis’teki protestocuları “iç terörist” olarak nitelemesini ise açık bir ikiyüzlülük olarak değerlendirdi.
“ABD fiilen çözülme sürecine girdi”
Atvan’a göre ABD artık çözülme aşamasına geçmiş durumda ve federal hükümet eyaletler üzerindeki denetimini giderek kaybediyor. Kaliforniya eyaletinin Trump’ın kararlarını tanımayarak Dünya Sağlık Örgütü’ne mali desteği sürdürmesini “fiili ayrılık ilanı” olarak tanımlayan Atvan, New York ve Texas gibi eyaletlerin de benzer bir yolu izleyebileceğini dile getirdi.
Askerî caydırıcılık zayıflıyor: Yemen’den İran’a
ABD’nin askeri gücünün abartılmaması gerektiğini savunan Atvan, Arap ve Müslüman halkların Trump’ın tehditlerinden korkmaması gerektiğini söyledi. “Yemen mucizesi” olarak tanımladığı gelişmelere işaret eden Atvan, ABD uçak gemilerinin Yemen füzeleri karşısında Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’in kuzeyine çekilmek zorunda kaldığını, bunun Amerikan askeri gücünün zayıfladığının açık göstergesi olduğunu ifade etti.
ABD’nin Afganistan ve Irak’taki başarısızlıklarını hatırlatan Atvan, İran’a yönelik olası bir saldırının da binlerce Amerikan askerinin cenazesiyle sonuçlanacağını öne sürdü.
İran’ın istihbarat ve teknolojik kapasitesinin önemli ölçüde geliştiğini belirten Atvan, Tahran’ın Starlink gibi projeleri etkisiz hale getirebildiğini ve bugüne kadar yalnızca gücünün küçük bir bölümünü sergilediğini söyledi.
Atvan “İran’a saldırı, ABD için gerçek bir ölüm anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu.
Gazze savaşı ve ABD’nin artan yalnızlığı
Trump’ı savaş kışkırtıcılığıyla suçlayan Atvan, Gazze’deki savaşın ve sivillerin açlığa mahkûm edilmesinin Washington’un İsrail’e verdiği koşulsuz destekle mümkün olduğunu söyledi. ABD kamuoyunun giderek bu politikalara karşı çıktığını ifade eden Atvan, Trump’ın bugün esas olarak İsrail ve Siyonist lobinin desteğine dayandığını belirtti.
Öte yandan, binlerce DEAŞ mensubunun Suriye’den Irak’a taşınmasını “saatli bomba” olarak niteleyen Atvan, Irak hükümetine ABD baskılarına boyun eğmemesi çağrısında bulundu.
“Önce Amerika”dan küresel yalnızlığa
Atvan, Trump’ın “Önce Amerika” sloganıyla iktidara geldiğini ancak uygulamalarının ABD’yi dünya siyasetinin en arka sıralarına iteceğini savundu. Cumhuriyetçi Parti’nin Trump’tan zamanında uzaklaşmaması halinde, yaklaşan seçimlerde ağır bir yenilgiyle karşılaşacağını da sözlerine ekledi.
Mehrnews